tüp bebek yenilikler

Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan En Yeni Yöntemler

Üremeye yardımcı tedaviler içinde en başarılı sonuçlar veren ve en hızlı teknolojik gelişmelerin yaşandığı tedavi yöntemi tüp bebek tedavisidir. Özellikle son 10 yılda birçok yeni gelişme elde edildi, kısırlıkla mücadele eden pek çok kişinin gebelik elde etmesi mümkün olabilmiştir.  Çok önemli bir sorun olan yaşı ileri kadınlarda oosit kalitesini iyileştirmek için yeni yöntemler ve tüp bebek tedavisi sırasında alınan olgun yumurta sayısını artırabilecek yeni stimülasyon protokolleri günümüzde tartışılmaktadır. Aynı bağlamda Preimplantasyon Genetik Tanı (PGS) günümüzdeki kullanımı ve endometriyal alıcılığı belirleme bakımından yeni yöntemler kullanılmaktadır. Tüp bebek tedavisinde başarı şansı daha düşük olan ileri yaştaki kadınlarda oosit kalitesinin iyileştirilmesi için uygulanan yöntemler ve olgun oosit sayısını artırabilecek yeni stimülasyon protokolleri çok önemlidir.

Oosit (yumurta) kalitesini iyileştirme yönteminde mitokondrinin rolü

40 yaşına yaklaşıldığında ve özellikle de 40’tan sonrasında kadınların yumurta kalitesi ve sayısı önemli ölçüde azalmaktadır. Yaşı ileri olan kadınlarda; yumurtanın spermle başarılı bir şekilde döllenmesi, canlı doğum oranları, oosit kalitesi, sperm kalitesi ve daha pek çok husus yaşın ilerlemesine bağlı olarak istenen düzeyde olmayabiliyor. Bu bakımdan tüp bebek tedavisinde başarı çoğunlukla kadının ileri yaşta olmasından dolayı düşmektedir. İleri yaştaki kadınlarda DNA onarım mekanizması daha az aktif olduğu için, vücutta artan DNA hasarı yumurta kaybı konusunda ciddi bir tetikleyici olarak görev yapıyor. Kadınlarda yumurtaların kalitesinin azalması, yumurta olgunlaşması sırasında ağırlıklı olarak mayoz hataları ile ilişkili yaşlanma ile birlikte de artan kromozom anöploidi oranından kaynaklanıyor ve bu yeni yumurta gelişiminde mitokondrinin rolü ile; oosit, yani yumurta olgunlaşma süreci, oksidatif fosforilasyon (OXPHOS) yoluyla mitokondri tarafından sağlanan enerji gerektiren nükleer, sitoplazmik ve epigenetik değişikliklerin bir kombinasyonu uygulanarak yumurta kalitesi iyileştirilebiliyor. (Bknz: Recent advances in in vitro fertilization )

Ko-enzim Q10 takviyesi

Ubiquinone, yani koenzim Q10 (CoQ10); antioksidan özelliklere sahip olan, hücresel redoksu kontrol eden ve çeşitli sinyal yollarını etkileyen bu oksidatif fosforilasyon işleminde önemli bir rol oynamaktadır. Kişinin vücudundaki çoğu dokularda CoQ10 konsantrasyonu 30 yaşından sonra azalıyor ve CoQ10’daki bu düşüş yaşlanma sürecini hızlandırıyor. 2015 tarihli bir araştırmada yaşlı bir farede CoQ10 takviyesinin; ovarian rezervi, oosit mitokondriyal gen ekspresyonu ve oosit anöploidinde belirgin bir azalma gibi sorunlarda mitokondriyal aktivitesinin iyileşme sağladığı kanıtlanmıştır. Bu etkiyi kontrol edebilmek için yapılan bir takip çalışmasında, yumurtalıklarda CoQ10 eksikliği olan genç farelerin de tıpkı yaşlanma ile ilişkili oosit mitokondriyal disfonksiyonuna benzer karakteristik özellikte fenotipik değişiklikler gözlenmiştir. Bu çalışmalarda yaşlı farelerde CoQ10 takviyesinin üreme sonuçları üzerinde yararlı etkileri olduğunun görülmesi, CoQ10 ile desteklenmesi durumunda yaşı ileri kadınlarda da aynı faydaların görülebileceği tahmin ediliyor. (Bknz: Tüp bebek tedavisinde kullanılan son yöntemler)

Mitokondriyal transfer

Tüp bebek tedavilerindeki başarısız denemelerde, kötü kalitede embriyo gelişmesinde de daha çok yeterince olgun yumurta oluşturamamak ve embriyo transferi için doğru embriyoyu seçmemek rol oynamaktadır. Sağlıklı bebeklerin anneden ve sitoplazma donörden türetilen mitokondriyal DNA (mtDNA) sahip olduğu bilinmektedir. Günümüzde otolog mitokondriyal transfer kullanılmakta ve bu yeni teknolojide oosit mitokondrilerine benzeyen mitokondri, yumurtalıkların yüzeysel epitel tabakasında oosit öncü hücrelerinden izole edilir, dölleme sırasında hastanın kendi oositlerine enjekte edilir. Bu da; embriyo gelişimini geliştirmek ve önceden zayıf, kalitesiz embriyo gelişimi olan kadınlarda canlı doğumları ortaya çıkarabilmek için uygulanmaktadır.

İn vitro fertilizasyonda gonadotropinler ve letrozol ile birlikte tedavi

Bazı araştırmalar üreme tedavisine ihtiyaç duyan göğüs kanseri hastalarında; tüp bebek tedavisi uygulamalarında gonadotropin stimülasyon ve letrozol kullanımının faydalı olduğunu göstermektedir. Burada letrozol ve gonadotropinin birlikte uygulanmasının amacı, göğüs kanseri hastalarında yumurtalık uyarımı sırasında serum estrojen konsantrasyonlarını azaltmaktadır. Bu çalışmalar, göğüs kanseri hastalarının tüm stimülasyon boyunca letrozol ve gonadotropinlerle tedavi edilmesinin, östradiol konsantrasyonlarını beklendiği gibi önemli ölçüde azalttığı, standart COH ile tedavi edilen ve göğüs kanseri olmaksızın kriyoprezervasyon için kontrollere kıyasla olgun yumurta sayısını artırdığı görülmüştür.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Klasik Tüp Bebek Yöntemi Nedir? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

2

Yorum Yok.

Bir cevap yazın