ölü doğum - bebeğin anne karnında ölmesi

Ölü Doğum: Anne Karnında Bebeğin Ölmesi

Gebelik sürecinde bir annenin başına çeşitli kötü olaylar gelebilir. Bu olayların kimisi kolay atlatılırken kimisi oldukça zor bir süreci beraberinde getirir. Ölüm doğum ise bir anne adayının hayatı boyunca karşılaşacağı en zor durumlardan bir tanesidir. Maalesef ki her gün bir çok anne adayı, ölüm doğum haberi almaktadır. Bu yazımızda sizlere ölü doğumun nedenlerinden ve anne karnında bebeğin ölmesinin ardından ne gibi işlemlerin yapıldığından bahsedeceğiz.

Ölü Doğum Nedir?

Bir bebek hamileliğin 20. haftasında ya da sonrasında rahimde hayatını kaybettiğinde buna ölü doğum adı verilmektedir. Eğer hamilelik henüz 20. haftanın öncesinde ise ‘düşük doğum’ olarak adlandırılır. Dünya genelinde ölü doğum istatistiklerine baktığımızda bu alanda birinci sırada Pakistan’ın yer aldığını görüyoruz. Genellikle Orta Doğu ve Afrika gibi gelişmemiş ülkelerde anne karnında bebeğin ölmesi çok sık rastlanılan, talihsiz bir durum olurken tıp biliminde en ön sıralarda olan ABD’de ise her 160 hamilelikte sadece 1 kere ölü doğum yaşanıyor.

Ölü doğumların büyük çoğunluğu doğum öncesinde yaşansa da, kimisi doğum sırasında hatta doğumdan sonra da gerçekleşebiliyor. Bu durum bazen kendiliğinden doğal olarak, bazen de annenin yada sağlık ekibinin kendi hatasından kaynaklı olabiliyor.

Ölü Doğum Nasıl Teşhis Edilir?

Genellikle hamile kadınlar bebeğinin karnında hareket etmediğini fark ettikten sonra doktora gidip bu durumu öğrenebilir veya rutin doğum öncesi hastane ziyaretlerinde de ölü doğumun farkına varılabilir. Fakat tabii ki her hareketsizlik durumu ölü doğum yapmak anlamına gelmez çünkü kimi zaman bebeğin hareketleri yavaşlayabilir ve bu o anki pozisyonundan kaynaklanabilir. Uzmanlar bir ultrason cihazı kullanarak bebeğin kalp atışlarını izler ve buna da ‘Dopler ultrason’ adı verilir. Eğer kalp atışı alınmıyorsa, ultrason ile bebeğin kalbinin durduğu ve dolayısıyla hayatını kaybettiği tespit edilmiş olur. (Bknz: Gebelikte Doppler Ultrason Kullanımı)

Bazen ultrason ile bebeğin neden öldüğüne dair bilgiye de ulaşmak mümkündür. Doktorunuz ölü doğum sonrası kan testi yaparak potansiyel sebepleri öğrenebilir. Ek olarak, kromozomlar üzerinde de ölü doğuma sebep olacak  testler gerçekleştirilebilir. Bu tetkiklerin amacı anne karnında bebeğin ölmesinin esas nedeni öğrenmek ve bir sonraki gebelik için riskleri ortadan kaldırmaktır.

Ölen Çocuk Nasıl Doğurulur?

Bazı kadınların tıbbi sebeplerden ötürü hiçbir gecikme olmadan ölen bebeğin doğumunu gerçekleştirmeleri gerekir fakat kimisine de bu zor  doğum için biraz zaman tanınabilir, doğuma hazırlanma süresi verilebilir. Bu süre zarfında doktor ve diğer sağlık ekibi durumu yakından takip ederler ve herhangi bir kan pıhtılaşma sorununa karşı emin olmak isterler.

Buna rağmen çoğu kadın bebeğinin ölümünü öğrendikten sonra doğumu tercih eder ve bu prosedür de lokal ya da genel anestezi ile gerçekleştirilir. Eğer kadının rahim ağzı doğumun gerçekleşmesi için yeteri kadar genişlemediyse, bunu sağlamak için vajina içine bazı ilaçlar enjekte edilir. Daha sonra rahim kasılmalarının meydana gelmesi için oksitosin hormonu verilir. Kadınların büyük çoğunluğu da bu şekilde vajinal – normal doğum gerçekleştirebilir.

Aynı zamanda D&E (Genişleme ve Tahliye) adı verilen ve anne karnında bebeğin ölmesi durumlarında tercih edilen bir metod daha vardır. Eğer kadın hâlâ ikinci üç aylık dönemdeyse ve tecrübeli bir doktora sahipse, bu metodla bebeği vücudundan aldırabilir. D&E işlemi esnasında genel anestezi uygulanır veya sakinleştirici verilir, doktor serviks bölgesini genişletirken de lokal anestezi uygulanarak bebek dışarı çıkarılır.

Bu iki metoddan birini tercih eden kadınlar için değerlendirilmesi gereken birkaç faktör vardır;

Daha hızlı bir prosedür tercih eden kadınlar için D&E adlı yöntem daha iyi bir tercih olabilir ve tecrübeli ellerde komplikasyon riskleri azalır. Normal bir şekilde doğum ise genellikle üzüntü yaşayan, o tecrübeyi hissetmek isteyen kadınlar tarafından tercih edilir. Ayrıca bu şekilde bebeğin otopsi işlemi kolaylaşır ve diğer metoda göre daha fazla bilgiye ulaşılır.

Ölü Doğum Sonrası Bebeğe Ne Yapılır?

Anne karnında bebeğin ölmesi sonrasında alınan bebeğe ne olacağı aile ve doktor arasında karar verilecek bir durumdur. Çoğunlukla bebek alınır ve dini-kültürel ritüellere uygun şekilde gömülür fakat aynı zamanda otopsi amaçlı bebeği uzmanlara bırakmak da bir seçenektir. Bu şekilde ölü doğuma neyin sebep olduğu ortaya konulabilir ve daha çok bilgiye ulaşılır. Elbette bu kederli aileler için pek de kolay bir süreç değildir ve kimi zaman bebeğin neden öldüğünü de bilmek istemezler.

Ölü Doğuma Ne Sebep Olur?

Ölü doğum yapmak hiçbir annenin istemeyeceği bir durum olsa da, buna sebep olan çeşitli etkenler vardır. Yaygın olanlarını ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  1. Ceninin zayıf şekilde büyümesi: Çok yavaş şekilde büyüyen bebeklerde ölü doğum riski artar.
  2. Plasental yetmezlik: Plasental yetmezlik, plasenta yetersizliği gibi isim verilen bu durum henüz bebek doğmadan plasentanın rahimden ayrılmasıyla meydana gelir ve yaygın bir ölü doğum sebebidir.
  3. Doğum kusurları: Kromozomsal ve genetik anormallikler de doğum kusurlarına sebep olurken, sonucunda ölü doğum gerçekleşebilir. Bazı ölü şekilde doğan bebeklerde birden fazla doğum kusuru da gözlenebilir.(Bknz: Anomalili Doğum / Konjenital Bozukluk)
  4. Enfeksiyonlar: Anneye, bebeğe ya da plasentaya bulaşan enfeksiyonlar bir diğer yaygın ölü doğum sebebidir ve genellikle hamileliğin 28. haftası öncesinde meydana gelir.
  5. Diğer: Aynı zamanda daha farklı sebepler de ölü doğuma sebep olabilir. Zararlı maddelerin kullanımı bunların en başında gelirken, oksijen eksikliği, travmalar (örneğin araba kazası) da ölü doğuma yol açabilir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Gebelik Kolestazı: Nedir - Nedenleri ve Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

6

Yorum Yok.

Bir cevap yazın