solunum sistemi değisiklikleri indeksi

Hamilelikte Solunum Sistemi Değişikleri İndeksi

Hamilelik döneminin başlamasıyla beraber gebelerin vücutlarında birçok değişim meydana gelmektedir. Hamilelikte solunum sistemi bu değişimlerin ortaya çıktığı merkezi bölgeler arasında yer alır. Gebelikle beraber yaşanan hormonal ve fizyolojik reaksiyonlar, solunum sistemindeki değişiklikleri yanında getirecektir. Gebelik süresi boyunca anne adaylarının en büyük ihtiyacı oksijendir. Progesteron hormonu bu ihtiyaca bağlı olarak solunum sistemini uyarır. Nefes alıp verirken zorlanma, burun tıkanıklığı, ses kısılması, öksürük gibi şikayetler artabilir. Soluk borusunda ve burunda beliren ödem, bu şikayetlerin oluşmasına neden olmaktadır. Gebelerin karşılaştığı solunum sistemi rahatsızlıklarına göz atalım:

1-)Hamilelikte Nefes Darlığı

Gebelikte solunum sistemi rahatsızlıkları arasında nefes darlığı şikayetleri ön plana çıkmaktadır. Normal bir insanda nefes darlığı oluşmasına neden olabilecek basit etkenler, hamilelik dönemini yaşayan kadınlarda etkisini daha çok gösterir. Fiziksel aktiviteler sonucu yaşanan yorgunluk ve bitkinlik, etkisini nefes darlığı olarak gösterir. Anemi (kansızlık) bulunan anne adaylarında ve çoğul gebelik yaşayan gebelerde nefes darlığı daha şiddetli olarak görülebilmektedir.

Bebeğin anne karnındaki gelişimi sonucunda rahmin büyümesi ve genişlemesi, diyaframın yukarıya doğru itilmesine neden olur. Diyaframın yer değiştirmesiyle birlikte gebenin nefes alma ihtiyacı artar. Gebelik son bir ayında bu rahatsızlığın hafiflediği gözlenmiştir. Hamilelikte nefes darlığı probleminin genellikle anne ve bebek sağlığı üzerinde ciddi etkileri bulunmaz. Ancak nefes kesilmesi, şiddetli baş dönmesi, el ve ayaklarda uyuşma gibi sorunlarla karşılaşılıyorsa anne adayının doktoruyla görüşmesi gerekecektir.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Nefes Darlığı

2-)Gebelikte Soluk Alma Güçlüğü

Gebelikte soluk alma güçlüğü, nefes darlığı ile neredeyse aynı sorunları işaret etmektedir. Gebeliğin beşinci ayından sonra anne adaylarının nefes alıp vermede sıkıntı yaşadıkları bilinmektedir. Bunun nedenlerinden biri hormonal değişikliklerdir. Solunum sisteminde kılcal damarlar genişlerken, bazı kaslar gevşemeye başlar. Ayrıca büyümekte olan rahim, akciğere ve karın bölgesine baskı yapar. Sıkışan akciğerlere oksijen alımında yaşanan zorluk, gebelerin soluk alma güçlüğüyle adlandırılır.

Anne adayının kendisini zorlayıcı fiziksel aktivitelerden kaçınması, ağır işler yapmaması, hızlı hareket etmemesi gibi faktörler soluk almayı kolaylaştıracaktır. Karın ve göğüs bölgesini sıkmayan çamaşır ve giysilerin giyilmesi de önemlidir. Yemek acele bir şekilde yenmemeli ve vücudun ihtiyacı olan sıvı tüketimi sağlanmalıdır. Soluk almaya engel olabilecek stres ve depresyon gibi psikolojik temelli rahatsızlıklardan kaçınmak gerekir. Soluk almayla ilgili egzersizler yapılmalı, otururken ve ayakta dururken kambur pozisyonda olmamaya dikkat edilmelidir.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Soluk Alma Güçlüğü

3-) Boğaz Ağrısı

Gebelik döneminde karşılaşılan şikayetler arasında boğaz ağrısı yer almaktadır. Boğazda hissedilen ağrının tek başına bir tanısı konulamayabilir. Ancak boğaz ağrısının yanı sıra halsizlik, öksürme, hafif ateş, kusma gibi belirtiler gözleniyorsa soğuk algınlığı teşhisi konulabilir. Hormonal etkenlerle birlikte hamilelerin bağışıklık sistemlerinin zayıf olması bu rahatsızlıkların oluşabilmesine neden olmaktadır. Hamilelikte boğaz ağrısı oluşmaması için asitli ve gazlı soğuk içecekler tüketilmemeli, yeşil çay türevi bitki çayları içilmelidir. Tabi hangi bitki çaylarının hamilelikte tüketilebileceği hususunu doktorunuza danışınız. Eğer boğazdaki ağrının şiddeti giderek artıyorsa, sağlığınız açısından uzman doktorunuzla görüşmeniz gerekecektir.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir?

4-) Sık Öksürmek

Gebelikte öksürük birçok gebenin karşılaştığı bir hamilelikte solunum sistemi rahatsızlığıdır. Hormonların ve rahim genişlemesinin bir sonucu olarak gebelerin belli aralıklarla öksürmesi doğal sayılabilecek bir durumdur. Ancak öksürüğün vücudun savunma mekanizması içindeki bir tepkime olduğunu unutulmamalıdır. Eğer öksürük şiddetli bir hal alıyorsa, bu rahatsızlık ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Böyle durumlarda doktorunuzla görüşmeniz, anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir.

Öksürük şurubu veya ilacıyla ilgili kullanımlarda doktor onayı alınması gerekir. Normal bir öksürüğün bebeğe herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Fiziksel olarak bebeğin zarar görmesi söz konusu değildir. Gebelikte öksürüğü bütünüyle engellemenin kesin bir yolu bulunmuyor. Ancak anne adayları bol bol sıvı tüketerek, beslenme düzenine sadık kalarak, uyku düzenini kurarak ve C vitamini tüketerek hamilelikte öksürme sorununu minimuma indirebilirler.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Sık Öksürmek Zararlı Mıdır?

5-)Sürekli Hapşırmak

Anne adaylarının neredeyse yarısında görülen bir rahatsızlık olan hapşırma, vücudun toz ve polen gibi dış etkenlere karşı verdiği reaksiyon olarak görülmektedir. Hapşırmanın işaret edebileceği birçok rahatsızlık çeşidi bulunmaktadır. Astım, soğuk algınlığı, burun tıkanıklığı, alerji bu rahatsızlıklardan bazılarıdır. Genellikle hamilelerde görülen hapşırmaların nedeni, gebelikle beraber salgılanması artış gösteren hormonlardır. Dolaylı yoldan burundaki mukoza salgısı da çoğalacaktır. Bu salgının hapşırmanın en önemli nedeni olduğu düşünülmektedir.

Gebelik döneminde akciğer ve karın bölgelerine baskı yapıldığı düşünülürse, basınçlı havanın ani olarak dışarı çıkması doğal karşılanacaktır. Hapşırma esnasında vücuttaki birçok kas kasılır ve bu da hapşırmak bebeğe zararlı mıdır sorusunu ortaya çıkarmaktadır. Hapşırma esnasında çıkması gereken havayı tutmak gibi eylem yapılmadığı sürece, anne ve bebek sağlığı açısından hapşırmak zararlı olmayacaktır. Eğer hapşırık tutulursa erken doğum veya düşük riski artacaktır.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Hapşırmak Bebek İçin Zararlı mıdır?

6-) Sık Sık Hıçkırık Tutması

Gebelikte solunum sistemi bozuklukları arasında gösterilebilecek bir diğer rahatsızlık hıçkırıklardır. Hıçkırık, diyafram kasının birden bire kasılmasıyla meydana gelir. Hıçkırık başladığında içimize çektiğimiz havayla beraber kasılma işlemi tekrarlanır. Fazla yemek yemek, aşırı heyecanlanmak gibi etkenler hıçkırığın oluşumuna neden olur. Gebelerde bu durum farklılık göstermez. Tek farklılık, anne karnında büyüyen bebeğin diyaframa uyguladığı baskı olacaktır. Bu baskıyla birlikte hıçkırık tetiklenecektir. Genellikle uzun süreli yaşanmamaktadır, fakat bazı hıçkırıkların bir ay boyunca yaşandığı da bilinmektedir. Eğer hamilelikte hıçkırık kademeli olarak şiddetleniyorsa, anne ve bebek sağlığını tehdit edebilecek bir rahatsızlık ortaya çıkabilir. Böyle bir durum yaşandığında, anne adaylarının uzman doktorlarıyla görüşmeleri önem kazanacaktır.

Daha detaylı bilgi için: Gebelikte Sürekli Hıçkırmak Zararlı Mıdır?

 7-)Ses Değişiklikleri

Gebelik dönemindeki çoğu kadının seslerinde değişimler yaşanır. Sesin çatallaşması veya kısılması gibi sonuçlar görülebilir. Sesteki değişikliklerinin ana nedeni hormonal etkilerdir. Ses tellerinin etkilenmesi bu yüzdendir. Ayrıca ses tellerinde ödem meydana gelmesi, gebelerin ses değişimlerine neden olan diğer bir faktördür. Solunum sistemi rahatsızlıklarına bağlı olarak seste kısılmalar yaşanabilir. Boğaz şişmesi, burun tıkanıklığı, öksürük, nezle gibi rahatsızlıklar buna bir örnektir. Hamilelerde ses kısılması genellikle gebeliğin son dönemlerine doğru etkisini yitirmektedir.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Ses Değişikliği Nedenleri Nelerdir?

 😎 Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu

Hamilelikte solunum sistemi hastalıklarına baktığımızda, anne adaylarının çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalandığı görülecektir. Gebelikle beraber yeni bir evre içine giren vücut sistemleri, dışarıdan gelebilecek birçok mikroba, bakteriye ve enfeksiyona karşı bağışıklık düzeyini düşürür. Soğuk algınlığına karşı gebelerin savunma mekanizmaları daha zayıf kalacaktır. Bu yüzden normal bir kadına göre gebelerin nezle, grip, bronşit gibi hastalıklara yakalanması daha kolay olacaktır.

Bol bol su içmek, dinlenmek ve C vitamini alımı gibi yöntemler sayesinde bu hastalıklardan uzak durulabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonunda ateş ile beraber terleme ve titreme yaşanabilir. Vücudun sıvı kaybını engellemek için sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanan gebelerin doktor kontrolünden geçmeleri önem arz etmektedir.

Daha detaylı Bilgi için: Hamilelikte Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

Hamilelikte Nezle ve Grip

Üst solunum yollarını etkileyen virüsler, hamilelikte nezle ve grip gibi rahatsızlıkların oluşmasına neden olur. Hamilelerin bağışıklık sistemleri daha zayıf olduğundan, bu virüslerin vücut dengesini bozması sık karşılaşılan bir durum oluşturur. Ancak nezle ve gribin birbirinden farklı hastalıklar oldukları unutulmamalıdır. Grip ağırlıklı olarak virüslerden kaynaklanır. Gripte ateş daha şiddetlidir. Öksürük, bitkinlik ve kusma gibi belirtilerin şiddeti yine daha fazladır. Nezleyse bu belirtilerin daha hafif yaşanması ve hastalığın daha kolay atlatılmasıyla açıklanabilir.

Gebelikte nezle ve grip tedavilerinde antibiyotik kullanımı önerilmemektedir. Çünkü antibiyotikler bakterilere karşı savaşır, nezle ve grip ise virüse bağlı enfeksiyonlardır. Tedavide kullanılabilecek ilaçlar doktor onayına sunulmadan kullanılmamalıdır. Bol sıvı tüketimi, vitamin değeri yüksek besinlerin tüketilmesi, hijyen kurallarına uyulması, dinlenmek gibi faktörler bu rahatsızlıkları önleyici unsurlardır.

Bknz: 

Hamilelikte Nezle

Hamilelikte Gribal Enfeksiyona Dikkat Edin!

Gebelikte Grip Aşısı

Gebelikte solunum sistemi bozuklukları arasında yer alan grip, anne ve bebek sağlığını tehlikeye atabilecek boyutlara gelebilmektedir. Eğer kontrol altına alınmazsa bebeğe kalıcı zararlar verebilmekte, hatta düşük riskini arttırmaktadır. Gebeliğin son döneminde yaşanılan grip, doğum sonrasında bebeğe geçebilmektedir. Bu yüzden hamileler grip aşılarına yönelmektedir. Grip aşısının hamilelikte güvenli olduğu yapılan araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Salgın ayları olarak kabul edilen ekim ve kasım aylarında gebelerin bu aşıları yaptırmaları gerekmektedir. Gebelikte grip aşısı sadece anneyi değil, doğumdan sonra bebeği de koruyacaktır.

Bknz: Hamilelikte Grip Aşısı Güvenli Mi?

Bronşit

Gebelerin üst solunum yolu enfeksiyonları hastalıklarına yakalandıklarında dikkatli olmaları gerekmektedir. Gebelikte bronşit, gerekli önlemler alınmadığı zaman anne ve bebek sağlığına kalıcı hasarlar verebilir. Hafif ateş, öksürük, burun tıkanıklığı, bitkinlik, boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendisini gösterir. Eğer gribal bir enfeksiyon yaşanıyorsa, bu enfeksiyonun bronşite çevrilmesi gibi bir ihtimal bulunacaktır. Bronşların iltihap kalması sonucunda, ciğere hava alımı zor bir hale gelebilir. Hafif ateşin yüksek ateşe döndüğü zamanlar, bronşitin ilerleyen evresini işaret edecektir. Tedavi edilememsi yüksek ateş hatta düşük gibi bir riskleri meydana getirir. Bu yüzden bronşit tehlikesine karşı duyarlı olunmalıdır. Eğer bronşit zamanında fark edilirse, doktorlar tarafından uygulanacak tedavi yöntemleriyle risksiz bir hale getirilebilir.

Daha detaylı bilgi için: Hamilelikte Bronşit: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Hamilelikte Astım

Astım; belirli nöbetlerle birlikte gelen, nefes darlığı ve göğüs sıkışmasına neden olan bir hastalıktır. Gebelerde görülme oranı ortalama olarak %5’tir. Genellikle anne ve bebek sağlığını ciddi anlamda tehdit edebilecek astım ataklarına pek rastlanmamaktadır. Tabii, bu durum astımın kontrol altına alınmasıyla mümkün hale gelecektir.

Hamilelikle beraber solunum sisteminde bazı fizyolojik değişimler meydana gelir. Bu değişimler doğal karşılanır ve vücut değişimlere uyum sağlar. Rahmin genişlemesiyle diyafram kası yukarı itilir ve hormonal etkilerle akciğer kapasiteleri değişir. Oksijen alım ihtiyacı daha fazla olur, bu yüzden hızlı soluk alma gereksinimi yaşanır. Hamilelikte astım, bu değişimlerle birlikte biraz daha şiddetli hissedilecektir.

Kontrol altına alınmayan ve tedavi edilmeyen astımlar, doğum öncesi, sırası ve sonrasında ciddi sonuçlar doğurabilir. Astımı kontrol altında tutabilmenin yolu anne adayının gözleminden geçecektir. Doktor kontrolleri sırasında astımın ne gibi sonuçlar doğurduğu uzmanlara aktarılmalıdır. Böylece tedavi yöntemleri belirlenebilir ve astım bir risk olmaktan çıkarılabilir.

Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz Hamilelikte Astım Tedavisi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Gebelikte Kabakulak

Kabakulak, genellikle 15 yaşa kadar olan çocuklarda görülen bir kış hastalığıdır. Paramiksovirüs denilen bir virüs kabakulak oluşumuna neden olur. Ayrıca bu virüsün türevleri kızamık hastalığını ortaya çıkarmaktadır. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalık olduğu için solunum yolu enfeksiyonları grubunda yer alır. Hamilelik dönemindeki kadınlarda kabakulak görülme oranı bir hayli düşüktür. Kabakulak geçiren gebelerde, az da olsa düşük yapma riski vardır. Doğum sonrasında bebeğin zekasında bir gerilik olduğu tespit edilmemiştir. Düşük tehlikesi, gebeliğin ilk doksan günlük süresi içinde ortaya çıkan kabakulak hastalığı ile artmaktadır. Gebelikte kabakulak belirtileri arasında; kulak, çene ve baş bölgesinde ağrı, ateş, bitkinlik ve bulantı yer almaktadır.

Hamilelikte Kabakulak: Belirtileri, Tedavisi ve Bebeğe Etkileri

Kızamık

Hamilelikte solunum sistemi hastalıkları arasında yer alan bir diğer rahatsızlıkta kızamıktır. Havada bulunan virüsün solunmasıyla bulaşır. Genellikle çocukluk çağındaki bireylerde görülür. Eğer bu hastalık bir kez geçirilirse, geçiren kişinin bir daha kızamığa yakalanması söz konusu değildir. Çünkü vücut, hastalığa karşı bir bağışıklık kazanmış olacaktır. Gebelik döneminde kızamık geçiren anne adayları büyük risk altındadır. Düşük riskinin yanı sıra doğum sonrasında bebekte zeka geriliği, otizm, duyma kaybı ve çeşitli anomaliler görülebilir. Bu yüzden hamile kalınmadan önce kızamık testi yaptırılması bir hayli önemlidir. Eğer test sonucunda bağışıklık bulunmadığı tespit edilirse, gebe kalmak isteyen kadınlar aşı yaptırabilir. Aşı yaptırıldıktan en az 45 gün sonra gebe kalınması önerilmektedir.

Daha detaylı bilgi için: Gebelikte Kızamık ve Kızamık Aşısı

Sinüzit

Genellikle nezle ve grip geçirdikten sonra meydana gelen baş ağrıları sinüzitin habercisidir. Burun tıkanıklığına yol açtığı gibi bitkinlik ve odaklanamama gibi sorunları beraberinde getirmektedir. Sinüs boşluklarının çeşitli bakteriyel enfeksiyonlarla iltihaplanması, sinüzit oluşumuna yol açar. Hamilelik dönemini yaşayan anne adaylarında sinüzit rahatsızlığı görülebilmektedir.

Sinüzit, bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda daha belirgin görüldüğünden, gebeler sinüzit oluşumu görülme oranı yüksektir. Bu dönemde hormonal değişimlerin etkisine, üst solunum yolu rahatsızlıklarının eklenmesiyle rahatsızlık meydana gelir. Bu rahatsızlığın anne ve bebek sağlığına ciddi etkileri bulunmamaktadır. Öksürük, boğaz ve baş ağrısı, yüzün çeşitli bölgelerinde hissedilen acı sinüzitin belirtileri arasında yer alır.

Bknz: Gebelikte Sinizüt

Gebelikte Tüberküloz

Solunum ile bulaşan hastalıklardan birisi de veremdir. Tüberküloz adıyla da bilinen hastalık, geçmiş dönemlerde ciddi sağlık sorunlarına yol açmış ve çok sayıda insanı ölüme kadar götürmüştü. Tıbbın gelişmesiyle birlikte veremin tedavi yöntemleri geliştirildi. Gebelikte verem, gerekli tedavi yöntemleri uygulanmadığı takdirde ciddi sorunlara yol açabilir.

Tüberküloz tamamen geçmeden, anne adayının hamile kalması önerilmemektedir. Ancak hamilelik döneminde verem belirdiyse, uygulanabilecek çeşitli ilaç tedavileriyle hastalık ortadan kaldırılabilmektedir. Verem mikrobu anne karnındaki bebeğe geçmez, fakat bebek doğduktan sonra anneyle teması kaçınılmazdır. Bu durumda verem mikrobu bebeğe geçmektedir. BCG aşılarının bebek dünyaya geldiğinde yaptırılması gerekmektedir. Böylece tüberküloza karşı bir önlem alınmış olacaktır.

Bknz: Gebelikte Verem

Hamilelikte Zatürre (Pnömoni)

Akciğerde meydana gelen iltihaplanmalar sonucu oluşan bir üst solunum yolu hastalığı olan zatürre, gereken önlem ve tedbirler alınmadığı zaman oldukça büyük bir risk arzetmektedir. Gebelerin bu yüzden zatürreye karşı oldukça dikkatli olmaları gerekir. Bakteri ve virüsler bu hastalığın oluşumuna neden olabilmektedir. Nezle, grip, kızamık, anemi ve astım gibi rahatsızlıkları bulunanlar olası bir zatürre riski altındadır. Kişisel temizliğe ve sağlıklı beslenmeye önem gösteren gebe adaylarının ayrıca aşı yaptırmaları da önerilmektedir. Solunumla bulaşan bir hastalık olduğundan, anne adaylarının grip ve nezle olan kişilerle aynı alanda bulunmamaları gerekir.

Daha detaylı bilgi almak için: Hamilelikte Zatürre Belirtileri ve Alınması Gereken Önlemler

Hamilelikte Burun Tıkanıklığı

Gebelikte solunum sistemi, normal bir insana göre dışarıdan gelebilecek mikrobik ve bakteriyel tehditlere karşı zayıf kalmaktadır. Bağışıklığı azalan gebeler, nezle ve grip gibi enfeksiyonlara karşı tedbirli olmalıdır. Hamilelikte burun tıkanıklığı bu durumla açıklanabilir. Ancak bazı anne adaylarında yaşanan burun tıkanıkları hastalıkların habercisi olmayabilmektedir. Kan hacminde yaşanan artış, hormonal dalgalanmalar ve alerji burun tıkanmasına neden olabilmektedir. Gebelik süresince burun sürekli temiz tutulmalı, temiz havaya çıkılmalı, yeterli sıvı ve C vitamini alımına dikkat edilmelidir. Bu tedbirler ile gebelikte karşılaşılabilecek burun tıkanıklıkları önlenebilmektedir.

Bknz: Hamilelikte Burun Tıkanıklığına Ne İyi Gelir?

Burun Kanaması

Durup dururken aniden başlayan burun kanamaları anne adaylarını korkutabilmektedir. Ancak normal bireylere kıyasla gebelikte burun kanaması daha sık görülür. Nedenleri arasında hamilelik döneminde damarlarda gezinen kan miktarının çoğalması gösterilebilir. Kan miktarının artmasıyla burundaki mukozanın içinde bulunan damarlara baskı uygulanır. Basınç yükseldikçe damarlarda yırtılmaya sebep olur ve burun kanaması gerçekleşir. Sigara tüketiminin damarların yapısını kırılgan bir hale getirdiğini de unutmamak gerekir. C vitamini tüketmek, bol bol su içmek, kuru havanın olduğu ortamları nemlendirmek, sümkürme şiddetini düşürmek gibi yöntemler sayesinde burundaki kanamanın önüne geçilebilir.

Bknz: Hamilelikte Burun Kanaması

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Gebelikte Verem (Tüberküloz) ve Tedavisi Hakkında Bilgiler başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

3

Yorum Yok.

Bir cevap yazın