bir ünlünün gebeliği yazı dizisi 1

Bir Ünlünün Gebelik Süreci ve Sağlıklı Hamilelik Adına Yaptıkları

Merak ettiğiniz konulardan biriyle daha karşınızdayım. Zaman zaman, hem sizlerden hem de çevremden, “Ayşe, hamileliğini nasıl geçirdin?” sorularını alıyorum. Bundan yola çıkarak ben de; hamileliğim boyunca beslenmem, yaptığım sporlar, katıldığım kurslar, aldığım takviyeler ve daha fazlası ile nasıl bir hamilelik geçirdiğimi sizlerle de paylaşmaya karar verdim!

Nasıl Hamile Kaldım?

37 yaşında anne olan biri olarak, benim hamileliğim planlı olmuştu. Bebek yapmaya karar verdiğimde, 30’lu yaşlarımın ortalarını devirmiştim. Bebek sahibi olmaya karar verdikten sonraki süreçte, yaklaşık 4-5 aylık çalışmaların sonunda, doğal yollarla hamile kaldım. Burada şöyle bir detaydan da bahsetmek istiyorum. Biz kadınlar olarak, hamile kalmaya karar verdiğimiz güne kadar, sürekli olarak bebek sahibi olmamaya çalışıyoruz, sürekli olarak korunuyoruz. Ancak hamile kalmaya karar verdiğimizde, aslında bir bebek sahibi olmanın o kadar da kolay olmadığını anlıyoruz. Dolayısıyla, eğer hamile kalmaya çalışan bir anne adayıysanız, bu detayı aklınızdan çıkarmayın!

Beş aylık sürenin sonunda, gebelik testinin pozitif çıkması ile birlikte, benim için hamilelik süreci de başladı. Şunu da belirteyim, 35 yaşın üzerinde olsam da, herhangi bir hormon tedavisi ya da yardımcı üreme teknolojilerinden yardım almadan, doğal yollarla hamile kaldım. Bugün, tüm dünyada, tüp bebek tedavilerinin bu kadar artmasının sebebinin, yaşadığımız hayatlar olduğunu düşünüyorum. Organik beslenemiyor, çok fazla çevre kirliliğine maruz kalıyoruz, yani şehir hayatını sonuna kadar hissediyoruz. Dolayısıyla bu da, kısırlık problemleri yaşamamıza neden oluyor. Ancak bu, bebek sahibi olamayacağınız anlamına gelmiyor…

Folik Asit ve Omega Kullandım

Bir anne adayı olarak, benim ve bebeğim için önemli olabilecek hemen her şeyi araştırdım. Hamilelikte folik asit kullanımının önemini bilmeyeniniz yoktur, ben de kullandım. Folik asitin dışında, bir bebek sahibi olmaya hazırlanan bir kadının, kullanması gereken bir diğer takviyenin de omega olduğu bilgisine ulaştım ve hamileliğimde, omega takviyesi de kullandım. Omeganın, birçok faydasının yanında; özellikle, anne karnındaki bebeğin zihinsel gelişiminde çok önemli olduğunu fark ettim.

Hamileliğim Boyunca Diyetisyene Gittim

Hamilelik, genellikle rahatça yiyip içilebilen, dilediğince kilo alınabilen bir süreç olarak görülse de, bence kilo kontrolü yapmak ve doğru besinleri tercih etmek çok önemli. Ben de, buradan yola çıkarak, hamileliğimde bir diyetisyen ile çalıştım. 172 cm ve 63 kilo bir kadın olarak hamile kaldım, doğuma girdiğimde 80 kiloydum. Aldığım 17 kilonun 10’u, normal doğum yaptığım için, doğumda gitmişti.

Peki, neden diyetisyen ile çalıştım? Kilo kontrolü yapmaya çalışmanın yanında, bu süreçte, bebeğim için en doğru besinleri nasıl alabileceğimi bulmam gerekiyordu. Tabi, doğru besin seçimlerinin yanında, bir de “aşerme” gerçeği var. Ben, o televizyonlarda gördüğümüz, gecenin bir yarısı eşini uyandırıp hiç olmadık bir meyve bulmaya gönderen bir kadın hiç bir zaman olmadım. Ama şunu söyleyebilirim; hamile olduğumu öğrendiğim günden son güne kadar, neredeyse her gün, kahvaltıda simit ve eski kaşar peyniri yemiştim. Bu ikilinin yanında, hamilelikte aşerdiğim bir şey de bira oldu. Canımın neden bu kadar çok bira istediğini araştırdığımda, bunun, biranın içerisindeki beta glukan’dan kaynaklandığı sonucuna ulaştım.

Hamilelikte Doğru Beslenmek Çok Önemli

Hamilelik, bir kadının hayatında, mucizevi bir süreç. Hamile olduğunuz o dokuz aylık süreç boyunca, vücudunuzda pek çok şey değişiyor. Başta, hormonlarınız değişiyor. Değişen hormonlar, ruh halinizi kesinlikle etkiliyor. Bebek sahibi olmaya hazırlanan bir kadın olarak, artık kafanızda bambaşka şeyler olmaya başlıyor ve bazen, çok gereksiz şeyleri takıp, ağlayabiliyorsunuz.

Zihin sağlığınızdaki değişimlerin yanında, hormon seviyelerindeki değişimler ve hamileliğin getirdikleri ile birlikte, vücudunuzda da pek çok değişim gözlemliyorsunuz. Sabahları mide bulantısı ile uyanabiliyorsunuz ya da gece yatağa gittiğinizde sırtınız ağrıyor olabiliyor. Geceleri uyku düzeniniz değişebiliyor ve daha birçok değişim geçiriyorsunuz. Dolayısıyla, tüm bu değişimlerle baş etmeye çalışan bir varlık haline geliyorsunuz.

Tüm bunlarla mücadele ederken, bence güzel beslenmek çok önemli. “Güzel beslenmek” derken neden bahsettiğimi merak edebilirsiniz. Hamilelik, aklınıza gelen her şeyi deli gibi yiyebileceğiniz bir dönem değildir. Aksine, bence bu dönemde, yediklerinize her zamankinden daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin, market raflarında satılan paketli ve işlenmiş gıdalar, yalnızca size değil, rahminizde büyüyen fetüse de zarar veriyor. Bununla ilgili yapılan bir çalışmada, yenidoğan bebeklerin göbek kordonu incelendiğinde, 200’den fazla toksik madde ile karşılaşılıyor. Bunun nedeni, tamamen annenin beslenmesi ve cildine uyguladığı ürünler. Bu nedenle, bebeğinize zararlı olabilecek yiyeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız. Hamilelik, sizin için “toksinsiz” bir süreç olmalı. Google’a “toxic free” yazarsanız, konuyla ilgili daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Organik Beslendim

Hamilelik döneminde, yediklerime ve içtiklerime çok dikkat ettiğimi yukarıda söyledim. Peki, neler kullandım? Öncelikle, yiyecek seçimlerimi, mümkün olduğunca organik pazarlardan yapmaya çalıştım. Sürekli olarak gittiğim bir pazar vardı, ben gidemiyorsam, eve getirtmeye çalıştım.

Hamilelikte, doktorlar demir hapı veriyorlar. Bir süre sonra ben de kullanmıştım. Ancak, demir takviyesinin dışında, bebeğim için, demir içeren gıdalardan da tüketmeye çalıştım. Bu konuda benim favorim, kan üzümü olarak da bilinen siyah üzüm. Siyah üzümü, tüm hamileliğim boyunca bolca tüketmeye çalıştım.

Sabahları güzel bir kahvaltı yaptım. Her sabah yumurta yemeye özen gösterdim. Yumurta, hem ekonomik hem de değerli bir protein kaynağıdır. Eğer bebek sahibi olmaya hazırlanan bir anne adayıysanız, bu detayı kesinlikle atlamayın. Hamileliğimde bolca simit ve eski kaşar peyniri tükettim. Onlara, mevsimine göre yeşillikler eşlik ediyordu.

Beslenmenin yanında, dikkat ettiğim bir diğer şey de, egzersiz oldu. Sıkı egzersiz yapan biriyim, hamileliğimde de peşini bırakmadım. Öyle ki, tüm bu sürecin sonunda, kızımı dünyaya getirdiğim 10 Şubat günü de sporumu ihmal etmedim. Ancak, hamilelikte yapılacak spor konusunda, bir uzmana danışmak ve sağlıklı olduğunuzdan emin olmak çok önemli, bunu atlamayın. Hamileli yogası yaptım. Neslihan İsit, bu konuda oldukça başarılıydı. Sizler dilerseniz, Youtube’da bulabileceğiniz “hamilelik yogası” videolarını izleyerek de yoga yapabilirsiniz. Kaslarınız üzerinde gerçekten etkili olduğunu hissedeceksiniz.

Başka Neler Yaptım?

Hamilelik, benim için her şeyden önce, bebeğime hazırlandığım, etkili ve başarılı bir süreç oldu. Bu dönemde, çok faza kitap okudum, eğitim ve seminerlere gittim. Bu süreçte, aile dizininden de yararlandım. Böylece, benim ya da eşimin ailesinden ve onların da ailelerinden gelen herhangi bir hastalık ya da travma varsa, bunları temizlemem gerekiyordu. Aile dizini, benim için etkili bir çalışma oldu, ayrıca kızım için de olumlu olduğunu düşünüyorum.

Bebek Bakım Kursuna Gittim

Hamilelikte birkaç farklı eğitime katıldığımı söylemiştim. Bebek Bakım Hemşiresi Ayşe Öner’in Bebek Bakım Kursu da onlardan biriydi. Kurs, toplamda 7 hafta sürüyor ve siz kurs bittiğimde; bebek nasıl emzirilir, hastane çantası nasıl hazırlanır, bebeğin ilk banyosu nasıl yaptırılır ya da göbek kordonu düştüğünde ne yapılması gerekir gibi, bebeğiniz ve sizi ilgilendiren pek çok sorunun cevabını öğrenmiş oluyorsunuz.

Doğumum Nasıl Başladı?

Doğumum, toplamda 24 saatlik bir süreçti. Ben, doğal doğum yapmak istediğim için, doğumumda da bir ebe tuttum. Bebeğimi, ebe ile birlikte doğurduk. Ancak, tabi ki, doğumun tüm aşamalarını öğrenmiş olmam da bana çok iyi geldi. Bu yazıyı okuyan bir anne adayıysanız, şunu söylemek istiyorum; “Her doğum, kendi içinde bir hikayedir”. Sizi, olumlayacak doğum hikayelerini dinlemenizi tavsiye ediyorum. Genellikle doğumun, acı verici bir deneyim olduğu algısı var; ancak, burada acıdan daha fazla odaklanılması gereken bir şey var; doğumun mucizesi. Çünkü, dünyaya bir melek getiriyorsunuz.

Ben, güzel bir doğum deneiymi yaşadım. Normal doğum olduğu için, planlı bir doğum olmadı. Karnınızdaki bebek, ne zaman gelmek isterse o zaman geliyor. Bu nedenle, özellikle de normal doğumda, doktor seçimi oldukça önemli. Doğumun başlamasına birkaç saat kala, sancılarım artmıştı. Bir de, benim doğumum yaklaştığında, doktorumun başka bir doğumu daha başlamıştı. Bu da, o anlarda beni strese sokan bir şey oldu.

Hamileliğimde, katıldığım eğitimlerden biri de, kendi kendini hipnozdu. Bu eğitim, doğumda yaşadığım stresi azaltmamı sağladı. O an, yalnızca bebeğime ve onun nasıl rahat bir şekilde gelebileceğine odaklandım. Çocuğumu bana getiren o sancılar, benim deyişimle dalgalar başladığında, sadece bebeğime odaklandım ve bebeğimin, bir sandalın içinde bana doğru geldiğini hayal ettim. Daha sonra, mucizevi bir şekilde bebeğim dünyaya geldi. Onu kucağıma ilk aldığım anda, tüm bu sürecin muhteşem bir şey olduğunu ve daha sonrasının da muhteşem olacağını anlıyorsunuz. Bu, benim hayatımdaki en güzel deneyimlerden biriydi.

Doğumum ile ilgili merak ettiğiniz başka şeyler varsa, bunları bizimle paylaşırsanız, yanıtlamaktan memnun olurum. Umarım yazıyı beğenmişsinizdir, okuduğunuz için çok teşekkürler. Hoşçakalın!

Kaynak:

https://www.aysetolga.com/hamileligimi-nasil-gecirdim

 

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Hatalı Doktor Seçimi ve Yaşadığım Zorluklar başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

2

Yorum Yok.

Bir cevap yazın