bebek beslenmesi ve besin ögeleri

Bebeklerde Beslenmesinde Önemli Besinler ve Besin Grupları

Bebek beslenmesinin temel taşları olan doğal besinlerin farklı işlevleri ve farklı besin örüntüleri mevcuttur. Tüm besin ögelerinin bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi üzerine olumlu etkileri vardır. Bir çocuğun vücudunu inşa halinde olan bir yapıta benze­tebilirsiniz. Yapının büyümesi ve devamlı onarılması için bir sürü malzemeye ihtiyaç vardır. Bununla beraber insan vücudu işleyen bir makinedir. Nasıl bir otomobil, benzin, yağ ve su isterse, bebekte da enerji üretebilmek yakıt, iyi çalışabilmek ve gelişebilmek içine başka maddeler ister. Şimdi bu maddeleri ve yakıt kaynaklarını hep beraber inceleyip bebek beslenmesi ile ilişkilerine yakından bakacağız.

Not: Başlamadan önce hatırlatmakta fayda var. Bu bilgiler ve öneriler ek gıdaya geçiş yapmış ve artık normal şekilde beslenebilen bebekler içindir. İlk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini ve 6 aydan sonra ek gıdalarla beraber en az 2 yıl daha anne sütü verilmesi gerektiğini unutmayınız.

Bebek beslenmesinde Besin Ögelerinin Önemi

Bebeğin sağlıklı beslenmesi için alması gereken besin ögelerini ve işlevlerini açıklayalım.

Protein

Proteinler vücudun ana yapım maddesidir. Özellikle kas, kalp, beyin, böbrekler daha çok proteinden meydana gelmişlerdir. Kemiklerin esas yapıları da proteindir. Ancak kemikler aynı şekilde kalsiyum gibi birçok madenle takviye edilmişlerdir. Bebek vücudunun devamlı olarak gelişebilmesi ve büyüyebilmesi için proteine ihtiyacı vardır. Protein ayrıca vücudun onarıl­ması ve hastalıklara karşı koyması için de gereklidir.

Doğal yiyeceklerin çoğunda az veya fazla miktarda protein bulunur. Et, tavuk, balık, yumurta ve süt protein bakımından en zengin olan besinlerdir. Bunlar “Kaliteli Protein” temin eden yiye­ceklerdir. Yani bu besinlerde insan vücudunun ihtiyaç duyduğu muhtelif cins proteinler bulunmaktadır. Bu nedenle bir çocuğun günde yeteri kadar süt içmesi, kırmızı et, balık, tavuk, yumurta gibi kaliteli protein kaynaklarını tüketmesi gereklidir.

İkinci derecede önemli proteinler yani kısmen düşük kaliteli protein kaynakları buğday, arpa, yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarında, fın­dık, fıstık, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagillerde, bazı sebzelerde ve özellikle soya fasulyesinde bulunur. Bu hububat ve sebze proteinleri hayvansal gıdalara göre daha az kalitelidir. Hayvansal gıdalarda ve bitkisel gıdalarda farklı protein yapıtaşları yani aminoasitler bulunur. Bebeğiniz  sebze ve hububatlarla beraber yeterince et grubu besin tüketiyorsa günlük protein ihtiyacını tamamlar. Ancak sebzeler ve tahıllar protein açısından tek başlarına et, balık, yumurta ve sütün yerini tutmaz.

Minareller ve Mineraller

Bebeklerin sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi vitaminlere ve minerallere ihtiyaçları vardır. Şimdi bebek beslenmesi için önemli madensel maddelerin en önemlilerine yakından bakalım.

Mineraller

Birçok madensel madde vücudun çalışmasında hayati bir rol oynar. Örneğin bebeklerin kemik ve diş gelişimi için kalsiyum ve fosfora ihtiyacı vardır . Oksijeni bütün vücuda yayan kandaki kırmızı alyuvarlar kısmen demir ve bakırdan meydana gelmiştir. İyot ise tiroid bezinin çalışması için gereklidir.  Bunlar gibi bir çok vitamin ve mineralin vücutta farklı fonksiyonları vardır.

Bütün doğal besinlerde (meyveler, sebzeler, etler, tahıl, yumurta, süt) farklı vitamin ve mineraller bulunur. Fakat tahılların rafine edilmesi, sebzelerin bol suda uzun süre pişirilmesi, kabuklarının soyulması bu besin maddelerinin çoğunu yok eder. Hem bebeklerde hem yetişkinlerde beslenme planında eksik olma ihtimali fazla olan mineraller kalsiyum, demir ve bazı yerlerde iyottur.

Kalsiyum, az miktarlarda sebzelerde ve bazı meyvelerde bulunur ama süt, yoğurt  ve peynir kalsiyumun ana kaynaklarıdır. Demir, yeşil, yapraklı sebzelerde, etlerde, meyvelerde, tahılda ve en fazla yumurta sarısı ve karaciğerde bulunur. İyot ise genellikle deniz ürünlerinde daha yoğun halde bulunur. Tüm bu mineraller bebek beslenmesi için oldukça önemlidir.

Vitaminler

Vitaminler çok değerli besin ögeleridir ve bebek beslenmesi için oldukça büyük önem taşımaktadır. Vitaminlerin vücuda çok az miktarda alımı dahi bir çok fonksiyonun yerine getirilmesine olanak sağlar. Yeterli vitamin alamayan bebeklerde bir çok sağlık sorunu görülebilir. Şimdi bebek beslenmesinde oldukça önemli vitaminleri inceleyelim:

A Vitamini: Soluk borusu, solunum yolları, bağırsaklar ve idrar yollarının iç kısmını kaplayan dokunun sağlığı, göz­lerin bizim loş ışıkta bile görmemizi sağlayan kısımların sağlığı için A vitamini gereklidir. Bebekler A vitaminini süt, yumurta sarısı, yeşil ve sarı sebzeler ve vitamin damlalarıyla sağlar. Dengeli beslenmeyen bebek ve yetişkinler ve  ciddi bağırsak hastalığı olanlar A vitamininden yeterince yararlanamaz böylelikle A vitamini eksikliği görülür. Bebekler A vitamin eksikliği yüzünden şiddetli soğuk algınlıklarına yakalanabir. Fakat gittikçe daha fazla A vitamini alan bir bebeğin mutlaka daha az soğuk alacağını gösteren bir delil de yok­tur. Hiç bir vitamin tek başına sizi hastalıklarda korumaz ancak korunmanıza yardımcı olabilir.

B Vitaminleri: Bilim adamları vücut­ta birçok şeyi sağlayan tek bir B vitamini olduğunu sanıyor­lardı. Fakat yapılan detaylı araştırmalar sonucunda B Vitaminin en az 10 ayrı çeşidi olduğunu gördüler. Bununla beraber B Vitamini çeşitlerinin bir çoğu besinlerde birlikte bulunur.Bebeklerin B vitamini ihtiyaçları tüm doğal besinlerinden belirli ölçülerde tüketilmesi ile karşılanabilir. Sağlıklı beslenen bir bebekte genellikle B vitamini eksikliği görülmez.

B vitaminlerinden insan­lar için en önemli olan üçü genellikle kimyasal adlarıyla bilinmek­tedir. Bunlar Tiamin (B1), Riboflavin (B2) ve Niasin (B3) ’dür. Vücutta bulunan bir çok dokunun bu vitaminlere ihtiyacı vardır. Şimdi bu 3 vitamini biraz daha yakından inceleyelim:

 

  • B1 Vitamini (Tiamin):  Tahılda, sütte, yumurtada, ette, bazı meyve ve sebzelerde bulunur. Fakat bu vitamin, besin uzun süre pişirilirse özelliğini yitirir. Bebeklerde Tiamin eksikliği iştah kapanmasına, gelişme geriliğine, yorgunluğa, mide ve bağırsak hastalıklarına, sinir iltihaplarına sebep olur. (Bununla beraber bu sorunların başka nedenleri de olabilir. Tiamin eksikliği bunlara yol açan en ge­nel sebep değildir.

 

  • B2 Vitamini (Riboflavin): Bu vi­tamin en fazla karaciğer, et, süt, yumurta, yeşil sebzeler, tahıl ve mayada bulunur. Çocuk için normal bir beslenmeyle bu vita­minden bol bol alınabilir. Bu vitamin eksikliği, ağız kenarla­rında çatlaklarla diğer dudak, cilt, ağır ve göz hastalıklarına sebep olur. Ribofavin bebek beslenmesi için oldukça önemlidir.

 

  • B3 Vitamini (Nikotinik asit): Diğer adıyla niasin de denen bu vitamin genellikle riboflvin ile aynı besinlerde bulunur. Riboflavinden farklı olarak sütte niasin bulunmaz. Bu vitaminin eksikliği bebeklerde ağız bağırsak ve cilt hastalıklarına sebep olur.

 

C Vitamini :(Askorbik Asit): Portakal, limon, greyfurt, kuşburnu, çiğ ve bazı konserve domateslerde, domates suyu ve çiğ lahanada bulunur. Yine patatesle birlikte bazı sebze ve meyvelerde da bu vitaminden bir miktar vardır. Birçok vitamin preperatlarına C vitamini ilâve edilir. Bu vitamin pişirilme işleminde anında zarar görür.

C vitamini kemiklerin, dişlerin, kalp damarlarının  ve diğer dokuların gelişmesi için gereklidir. Vücutta birçok hücrenin çalışması için yine C vitamini elzemdir. Bu vitaminin eksikliği anne sütü almayan ve sürekli inek sütüyle beslenen, portakal veya domates suyu içmeyen ve vitamini damla olarak almayan bebeklerde görülür. C vitamini eksikliği kemiklerin etrafında sancılı kanamalar ve şişmiş kanayan dişler halinde gözükür; Kanayan şişmiş diş eti hastalığına skorbüt denilir.

 

D Vitamini: Bebeğin gelişip büyüme için gereklidir. Özellikle kemiklerin ve  dişlerin yapısına katılır. Besinle alınan kalsiyum ve Fosforun bağırsaklara geçtikten sonra damarlar tarafından emilip kana karışmasını sağlayan yine D vitaminidir. Kan damarları vasıtasıyla kalsiyum ve fosfor kemiklerin büyüyen kısımlarına iletilir. Bunun için D vitamininin çocukların özellikle de bebeklerin gelişimi için hayati önem taşır.

Besinlerin çoğunda bu vitaminden pek az miktarda bulunur. İnsan vücudunun yağlı kısımlarında yansıyan güneş ışınları doğrudan doğruya orada D vitamini meydana getirirler. Onun için bebeği hafif giydirir ve açık havada dolaştırırsak bu vitamini tabii şekilde güneşten almasını sağlarız. Ancak güneşsiz bir iklimde yaşıyorsanız ve / veya bebeğinizi çok çok sıkı giydiriyorsanız Bebekte D vitamini eksikliği görülebilir. . Böyle durumlarda doktorun önerisi ile çeşitli balık yağları ve sen­tetik preparatlar kullanabilirsiniz. Bunlar güneş ışığından sonra en iyi D vitamini kaynakları sayılırlar.  D vitamini eksikliği yumuşak, eğri kemiklere, sağlıksız dişle­re, zayıf kas ve liflere sebep olur. Bu durumlar bir kemik hastalığı olan raşitizme neden olur.

Su ve Posa

Su, vücuda kalori veya vitamin temin etmez, fakat vücudun gelişimi ve işleyişi için son derece önemlidir. (Bir bebe­ğin vücudunun yüzde 60’ı sudur.) Bir çocuğun sağlıklı büyüyebilmesi için yemek araların­da bir veya iki defa su içmesi sağlanmalıdır. Sıcak hava­lar da su tüketimi daha da arttırılmalıdır. Besinlerin çoğunda da su mik­tarı fazladır. Bebekler günlük su; ihtiyaçlarının bir kısmını da böyle temin ederler. Ancak sadece besinlerle alınan su tüm ihtiyacını karşılayamaz.

Günlük su tüketimi dışında yeterli posa alımı da bebek beslenme için oldukça önemlidir. Posalı besinden kasıt içlerinde: bağırsaklarımızın sindirip ememeyeceği sert lifler bulunan mey­ve, sebze ve tahıldır. Bu posa bağırsak hareketiyle vücuttan dı­şarı atılır. Bir bakıma posanın besin değeri yoktur ancak vücut için oldukça yararlı farklı etkileri vardır. Çünkü posa bağırsakları çalışması için uyarır ve bağırsak florasının sağlıklı kalmasını sağlar. Bir bebek sürekli posasız besinlerle beslenirse kalın bağırsaklarda pek az posa olacağı için kabızlık sorunu çekebilir. Bu yüzden tam tahıllar, meyve ve sebzeler bebek beslenmesinde oldukça önemli besinler arasındadır.

Karbonhidratlar ve Yağlar

Şimdiye kadar vücudun büyümesine yardımcı olan maddelerle ve vücudun doğru işlemesi için gerekli diğer şeylerden söz ettik. Fakat yakıtı göz önüne almadık. Vücut de bir makinedir ve bir otomobil nasıl benzin isterse insan vücudu da devamlı yakı ister. Bir insan uyurken kalbi hâlâ çarpmaktadır. Bağırsaklar kasılıp gevşemektedir, karaciğer, böbrekler ve diğer organlar da kesintisiz çalışmaktadırlar. Bu sadece motoru çalıştırılan, he­nüz yola çıkmamış bir arabaya benzer. Bir insan uyandığı, kal­kıp dolaştığı, çalıştığı, koştuğu zaman hareket halindeki araba gibi daha fazla yakıt harcar. Bir çocuğun veya bebeğin her gün aldığı besinin çoğu yakıt olarak harcanır.

Yakıt olan maddeler nişasta, şeker, yağ ve bir dereceye kadar proteindir. Nişasta şekerlerin kimyasal birleşmelerinden meydana gelen bir maddedir. Bu bağırsaklarda, vücut tarafın­dan emilmeden önce yine şeker halini alır. Nişastalar ve şekerleregenel olarak karbonhidratlar adı verilmiştir. Karbonhidratların vücur için temel görevleri enerji sağlamaktadır. Yeteri kadar karbonhidrat tüketmeyen bebeklerde yeterli enerji sağlanmayacağı için büyüme ve gelişme de durur. Ayrıca unutulmamalıdır ki beyin sadece karbonhidratları besin olarak kullanır.

Bebek Beslenmesinde Hem kalori hemde besin değerini birlikte ele alın

Bir insan yakıt olarak gereğinden fazla yağ, şeker, nişasta ve protein alırsa fazlalık olan besin­ler yağa dönüştürülerek cildin altına toplanır. İnsan çok az yakıt alıyorsa o zaman kendi yağının bir kısmını yakarak enerji üretir Bu ‘yağ tabakası’ her insanda az veya çok olarak bulunur. Bu sadece bir yakıt deposu değil, fakat insanı soğuktan koruyan bir battaniye görevini de yapar. Ayrıca yağlar bir çok enzim ve hormonun yapısına katılarak sağlıklı büyüme ve gelişmeye yardımcı olur.

Su, vitamin ve minerallerin hiç kalorileri yoktur. Yani bunlarda yakıt ve enerji bulunmaz. Yağ, kalori bakımından çok zengindir. Yağda aynı miktar nişasta, şeker veya pro­teinden çok daha fazla kalori vardır. Tereyağ, ayçicek yağı , zey­tin yağı ve beslenme kültürümüzün vazgeçilmez parçasıdır. Kaymak, krema ve kremşanti gibi besinlerde de bol miktarda yağ bulunur. Bu nedenle bu besinlerin kalorilerileride oldukça yüksektir. Bebeklerin yağ tüketimi belirli ölçülerde ve düzenli olmalıdır. Sürekli yağlı besinler tüketen bebek ve çocuklarda obezite problemleri görülebilir.

Şeker ve şekerli içeceklerde da kalori bakımından çok zengindirler. Çünkü bunlar saf karbonhidrattırlar ve içlerinde su ya da sin­dirilmeyen posa bulunmaz. Direk kana karışır.

Unlu mamüller, yani yediğimiz ekmek, makarna, kraker, tatlı, vs. ile içlerinde nişasta bulunan patates, fasulye gibi sebzeler ve mısır da oldukça fazla karbonhidrat vardır. Bu besinler karbonhidrat miktarının yüksekliği nedeniyle kalori bakımından zengindirler. Bebeklerin zaman zaman bu besinlerden tüketmesi yeterli enerji almaları açısından önemlidir.

Et, tavuk, balık, yumurta, peynir içlerindeki protein ve yağ dolayısıyla yüksek kalorilidirler. Çoğumuz bu besinlerden az miktarlarda yediğimiz için unlu ve nişastalı maddelerden aldığımız kadar çok kaloriyi bunlardan alamayız. Süt, içindeki karbonhidrat, yağ ve protein dolayısıyla  kalorili bir besindir ve bol bol içildiği için de fazla enerji alınmasını sağlar. Bebekler için süt harika bir besindir. Çünkü hem gelişimi için yeterli miktarda kaloriyi barındırır hemde besin ögelerinin çeşitliliği ile büyüme ve gelişmeye yardımcı olur.

Meyveler de içlerindeki şeker dolayı­sıyla vücuda kalori sağlarlar. Muz ve kuru yemişler kalori bakı­mından daha zengindir. Ancak meyvelerden alınacak kalori tatlı ve unlu mamüllere göre oldukça azdır. Bu nedenle bebeklere erken yaşlarda meyve tüketme alışkanlığı kazandırılmalıdır.

Sebzelerin kalorileri orta yükseklikten aza kadar değişir. Bu da sebzenin içindeki şeker veya nişastaya bağlıdır. Fazla kalorisi olan sebzeler patates, mısır, soya fasulyesi, vs dir. Orta derecede kalorisi olan sebzeler be­zelye, pancar, havuç, soğan, kabak, şalgamdır. Az kalorili sebzeler ise  yeşil fasulyeler, lahana, karnaba­har, kereviz, patlıcan, ıspanak, domates, marul ve kuşkonmaz gibi sebzelerdir Tüm bu sebzelerde farklı vitamin ve mineraller bulunduğundan bebek beslenmesi oldukça önemlidir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Bebek için Bakıcı Seçerken Dikkat Etmeniz Gereken Noktalar başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

5

Yorum Yok.

Bir cevap yazın