amniyon kesesi ve sıvısı

Amniyotik Kese ve Amniyon Sıvısı Üzerine Bilgiler

Amniyotik kese, su kesesi olarak da isimlendirilen bebek için oldukça hayati biröneme sahip yapıdır. Birr başka deyişle amniyotlar içinde gelişen ceninin olduğu keselere bu isim verilir. Her ne kadar ince ve şeffaf olsa da, gelişmekte olan embriyoyu tutan oldukça dayanıklı bir zardır. Bu kesenin içinde, amniyotik sıvı ile cenin bulunur. Amniyotik kesenin dış zarında ise amnion ile plasentanın bir kısmı bulunur. Bu yapı en dış kısımda ise yolk kesesine bağlıdır.

Amniyotik keseyi aslında kısaca özetlemek gerekirse, içi sıvıyla dolu bir kesedir ve kadın rahminin içinde bulunur. Burada henüz doğmamış olan bebek gelişir ve büyür. Kese içerisinde ise farklı işlevleri olan amniyon ve koryon adlı iki zar bulunmaktadır.

Amniyon Sıvısı Nedir?

Amniyotik kese içinde temiz, soluk saman renkli bir sıvı bulunur ve doğacak olan bebek bunun içinde yüzer, hareket eder. Amniyotik sıvı bebeğin darbelere maruz kalmasını önlerken, onu tüm dış etkenlere karşı korur. Aynı zamanda nefes alabilmesini, yutkunabilmesini sağlar.

Sıvı ek olarak bebeğin kas iskelet sisteminin gelişmesine de yardımcı olurken, günlük olarak sabit sıcaklığını korumasına yol açar. Amniyotik kese bir kadının gebe kaldığı günlerde  dolmaya başlar. Çoğunlukla sudan oluşur ve hamileliğin 10. haftasından sonra ortaya çıkar.

Gebelik boyunca amniyon sıvısu giderek artarken, bu 38. haftaya kadar devam eder. Ardından zaten yavaş yavaş sona gelinmektedir ve bebek doğana kadar da kademeli olarak miktarı azalır.

Amniyotik Kese ve Suyun Gelmesi

Kese içinden gelen amniyotik sıvıya toplum arasında ‘su gelmesi’ adı da verilir. Doğum öncesinde veya esnasında kese yırtılır ve amniyon sıvısı vajinadan akmaya başlar. Kısaca da suyun gelmesi denen bu olay doğum eyleminin gerçekleşebilmesi için oldukça önemlidir.

Eğer normal doğum başlamadan önce su gelmeye başlarsa şunları fark edersiniz;

  • Vajinanızdan damla damla şeklinde gelebilir.
  • Aniden vajinadan kontrol edemeyeceğiniz miktarda su akabilir.

Kısacası sıvının yoğunluğu durumdan duruma, kişiden kişiye değişebilir ve bu gibi anlarda mutlaka hastaneyi arayarak tavsiye almanız gerekmektedir. Çünkü kesenin içinde amniyotik sıvı olmaması demek, bebeğinizin artık korunmaması demektir. Bu da onu enfeksiyon risklerine ve darbelere karşı savunmasız duruma sokabilir.

Bu yüzden de hamileyken herhangi bir sağlık şüphesi duyduğunuz anda doktorunuzla irtibata geçin.

Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olmak için Doğum Belirtileri başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Amniyotik Kesenin İşlevi Nedir?

Bebek rahme düştükten kısa süre sonra amniyotik kesenin içi sıvıyla dolmaya başlar ve bu hamileliğin ilk iki haftasında meydana gelir. Bebek büyüdükçe artan sıvı, gebeliğin son döneminde de azalmaya başlar. Ya doğum, ya da doğum öncesinde zar yırtılır ve bu sıvı vajina ile atılır.

Soluk, sarı renkli olan sıvı bebeğin korunmasını sağlarken, aynı zamanda ciğerlerini de güçlendirir ve bebek bu sıvının içine idrarını yaptıkça, böbrekleri gelişmeye başlar. Amniyotik kese zarlarının erken yırtılması ise tıbbi gözlem gerektirir.  

Diğer yandan amniyotik sıvısının yetersiz miktarda olduğu durumlar da vardır ve bunlar plasentanın işlev bozukluğuna veya ceninle ilgili anormalliklere işaret eder.Daha da nadir olarak bebeğin suyu yani amniyon sıvısı bir sorundan dolayı daha hamileliğin ortalarında azalmaya başlayabilir. Bu duruma oligohidroamniyoz adı verilmektedir.

Amniyotik sıvının çok fazla olduğu durumlar ise genellikle diyabetle veya genetik hastalıklarla ilgilidir. Bu duruma ise polidroamniyoz diğer adıyla bebeğin suyunun fazla olması durumu adı verilir. Bu durum da bebek için bir takım riskler teşkil edebilir.

Eğer hastalık şüphesi varsa veya genetik bir bozukluk tespit edildiyse, doktorunuz amniyosentez yapmak için amniyotik sıvınızın bir kısmını alabilir. Burada amaç kromozom bozukluklarını ve diğer doğum kusurlarını belirlemektir. Amniyosentez işlemi sırasında karnın içine ince ve uzun bir iğne takılır, amniyotik kese delinir ve ardından 2 yemek kaşığı kadar amniyotik sıvı çekilerek işlem tamamlanır. Bu genellikle belli hastalıklardan şüphe varken hamileliğin 16. haftasında gerçekleştirilir. Amniyosentez işlemlerinde 400’de 1 düşük doğum yapma riski vardır fakat bazı tahminler bu oranın 400’de 4 olduğunu da söyler.

Doğum Sonrası

Doğumdan sonra da amniyotik kesenin veya zarların önemli kısmının yeni doğan bebek üstünde kaldığı durumlar olur. Buna ‘kaul – caul’ adı verilirken, ışık altında bakıldığında amniyotik kesenin son derece parlak ve pürüzsüz bir yapıda olduğunu görürüz. Fakat kese aynı zamanda son derece sert, güçlü zarlarla kaplıdır.Bebek annenin rahminden çıktıktan sonra göbek bağı, plasenta ve amniyotik kese de çıkarılarak doğum tamamlanır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Hamilelikte Göğüslerden Süt Gelmesi Normal Midir? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

5

Yorum Yok.

Bir cevap yazın