Mekonyum Aspirasyonu


Hamilelik öncesi ve gebelik döneminde kadınları en çok endişelendiren konulardan birisi de mekonyum aspirasyonu olurken, kısa tabirle bu bebeğin anne karnında dışkısını yani kakasını yutması durumudur.

Doğum öncesi rahimdeki bebeğin sindirim sistemi mekonyum adı verilen dışkıyla doluyken, bağırsakları hareket ettikçe mekonyum maddesi de, zamanla amniyon sıvısına karışır. Bu durum daha çok günü geçen gebelerde ve fetüsün karındaki sıkıntılı durumlarında yaşanırken, 32-34. haftadan önce mekonyum oluşması çok nadir görülür. Fetüs 32. hafta sınırını geçtikten sonra giderek mekonyum oluşma riski artarken, amniyotik sıvı da eksilir ve dolayısıyla mekonyumun sulanma oranı da giderek azalır.

Bu tip bir durumlarda fetüs tarafından aspire edilebilecek, yutulabilecek koyu bir mekonyum oluşurken, koyulaşması hâlinde akciğere taşınır ve ardından solunum yollarını dahi tıkayabilir. Doğum sırasında bebek nefes aldıkça, mekonyum akciğerlere de ulaşabilir ve ardından da mekonyum aspirasyonu adı verilen bu son derece tehlikeli sorun yaşanır. Buna halk tabiriyle ‘bebeğin kendi kakasını yutması’ adı verilirken, doktorların şüpheli durumlarda sezeryan doğuma başvurması kesinlikle şarttır.

Mekonyum Aspirasyonu Sendromu

Günümüz dünyasında, amniyotik sıvı içersindeki mekonyum maddesi 34. haftayı geçen gebeliklerin yüzde 8 ile yüzde 25’lik dilimi arasında görülmektedir. Edpidomiyolojisine baktığımızda tahmini olarak yeni doğan bebeklerin yüzde 10’unda bu sendrom yaşanmıştır. Buna rağmen hemen endişeye kapılmanıza gerek yok. Tıp dünyası her geçen gün kademe atlarken, doğum ve doğum öncesi pratikler de değişiyor ve tabii mekonyum sendromu riski de azalıyor.

Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise maalesef doğum öncesi tıbbi teknikler daha geride olduğu için, bu sendromun ortaya çıkma olasılığı da artıyor ve yaygın görülüyor. Dolayısıyla sendromun yaşanma olasılığı ülkeyle, hastaneyle ve hatta doktorla doğrudan bağlantılı diyebiliriz.

Mekonyum sendromu yeni doğan bebeklerde nadir görülen bir hastalıkken, cinsiyet ayrımı gözetmiyor. Yani hem erkek, hem de kız bebeklerde oluşma riski mevcut. İngiltere başkenti Londra’da konuya dair bir araştırma yapılırken, 499,096 yeni doğan bebek incelendi ve hastalığın etnik gruplarla olan bağlantısına bakıldı. Buna göre de ortaya önemli istatistikler konuldu. Siyahilerin yüzde 22,6’sında, Asyalıların yüzde 16.8’inde ve beyaz nüfusun da yüzde 15.7’sinde mekonyum sendromuna rastlandı.

Hastalık / Ölüm Oranı

Amerika’da geçmişte oldukça geniş çaplı bir araştırma çalışması yapılırken, mekonyum sendromu sonucu gerçekleşen ölüm oranları yüzde 1.2 olarak tespit edildi. Bu ölümlerin yüzde 20’lik kısmı ise sendrom sonrası oluşan hipertansiyon ve parenkimal akciğer hastalıkları yüzünden gerçekleşiyor.

Mekonyum Aspirasyonu Sendromu Belirtileri

Bazı bebekler doğum sırasında doğrudan içlerine mekonyum sıvısını çekmezler. Bu bebeklerde herhangi bir semptom ya da problem görülmesi zordur. Ciğerlerine soluyan bebeklerde ise şu tip belirtiler görülmektedir;

  • Bebekte mavimsi cilt rengi
  • Nefes almakta zorluk (gürültülü nefes alma, fazla kas kullanımı, homurdanma, sık nefes alma)
  • Nefes alamama

Mekonyum Aspirasyonu Sendromu Tedavisi

Bu hastalıktan mustarip bebeklerle özel bir bakım ekibi ilgilenmelidir. Eğer bebek aktifse ve ağlıyorsa, tedavi gerekli değildir.

Yeni doğan bebek nefes almıyorsa ya da kalp atış oranları çok düşükse, doktorlar derhal yüz maskesi takar ve ciğerlerine oksijen pompalarlar. Gerekli görülürse hasta özel bir bakım tüpüne konulur ve acil bakım ünitesinde tedavisine devam edilir.

Bunun yanında antibiyotik tedavisi de enfeksiyonu yok etmek amaçlı gereklidir.

Mekonyum Aspirasyonu konusunda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Bebeklerde Düşük Doğum Ağırlığının 12 Nedeni başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

loading...
loading...
8

Henüz Yorum Yapılmamış

Bir yorum yaz