Hamilelikte En Sık Karşılaşılan Şikayetler

Anne adaylarının hamilelik sürecini öğrendikleri ilk andan itibaren hissetmeye başladıkları tatlı telaş, bebeğin gelişimiyle birlikte günden güne artıyor. Doğum anına kadar devam eden bu heyecanlı bekleyişin her anı anne ve bebek için hayati bir önem taşıyor. Fakat hamilelik sürecindeki güzel duygular bazen yerini şikayet ve endişelere bırakabiliyor. Hamilelikte karşılaşılan şikayetlerden bazıları hamilelik sürecinin doğal sonuçları olurken, bazıları ise hem bebek hem de anne için alarm niteliği taşıyabilir. Bu yüzden, sıklaşan şikayetleriniz hakkındaki endişelerinizi gidermek için doktorunuza danışmanızda fayda vardır. En yaygın gebelik şikayetleri ise şu şekilde sıralanıyor.

1.Bulantı ve Kusma

Hamilelik sürecinde en sık görülen şikayetler arasında yer alan bulantı ve kusma, her 100 hamile kadından yaklaşık olarak 70’inde görülmektedir.  Sabah erken saatlerde bulantı ve kusma daha şiddetli görülmekle beraber şikayetlerin gün boyunca da devam ettiği vakalar da olmaktadır. Genellikle gebelik sürecinin 4. ile 6.haftaları arasında başlayan belirtiler hamileliğin ilerleyen süreçlerinde şiddetini azaltırken, bazı anne adaylarında hamilelik boyunca görülebiliyor.

Bulantı ve kusma hamilelik sürecinin en doğal göstergesi olup vücuttaki biyolojik dengenin değişiminden kaynaklanmasının yanı sıra; bazı bilim adamları tarafından, bulantıların annenin bebeğe zararlı maddeleri tüketmesine engel olduğu ve kusmaların ise yine bebeğe zararlı olabilecek toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağladığı için sıkça görüldüğü şeklinde açıklanıyor. Hafif ve orta derecede bulantı ve kusma gebeliğin yolunda seyrettiği şeklinde yorumlanır; fakat hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli şikayetleri olan annelerin düşük yapma olasılıkları artıyor.

Tedavi

Şiddetli ve uzun süren yakınmalarda anne adaylarının mutlaka doktor tedavisi ve gözetimi altında olması gerekiyor; fakat hafif ve orta derecedeki şikayetleri basit önlemler alarak önemli ölçüde azaltmak mümkündür.

  • Parfüm, yemek kokusu ve sigara gibi ağır kokulardan uzak durarak bulantınızın tetiklenmesine engel olabilirsiniz.
  • Gün içinde tükettiğiniz su miktarını artırmak ve suyunuza bir dilim limon koymak daha ferah hissetmenizi sağlayacaktır.
  • Midenin boş kalmasını önlemek amacıyla öğün sayısını artırıp sık sık ve az miktarlarda sağlıklı besinler tüketerek bulantı ve kusmayı önleyebilirsiniz.
  • Bulantının yoğun olduğu zamanlarda özellikle sabahları tuzlu kraker veya peksimet gibi tuzlu gıdalar tüketmek bulantı hissini azaltmanıza yardımcı olur.
  • Bulantı ve kusma fizyolojik nedenlerden kaynaklanabileceği gibi psikolojik nedenlere de bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden stresten uzak durun ve dinlenmeye daha çok vakit ayırın.

2.Baş Dönmesi

Baş dönmesi ve sersemlik gebelik döneminde en sık karşılaşılan şikayetler arasında yer almaktadır. Hamileliğin ilk üç aylık döneminde (1.trimester) hissedilen baş dönmesinin sebebi, kan damarlarının progesteron hormonunun etkisiyle genişlemesi ve kan basıncı büyük bir ölçüde azalmasıdır. İkinci ve üçüncü trimesterlerde ise, rahmin büyümesiyle annenin kan damarları üzerine basınç yapması baş dönmesine neden olabilir. Aynı zamanda, ikinci ve üçüncü üç aylık dönemde bebeğin besin ve oksijen gereksinimi artar. Bebeğin besin ve oksijen ihtiyacının tam olarak karşılanması için, kalbin dakikada pompaladığı kan miktarı ve rahme giden kan hacmi artar. Anne adayının vücudunda dolaşan kan hacmindeki değişim, baş dönmesine neden olabilir.

Hamilelikte görülen baş dönmesi, genellikle vücudun hamilelik sürecine adaptasyonunun doğal bir sonucu olarak değerlendirilir. Ancak kansızlık ve kan şekeri düşüklüğü de baş dönmesinin nedeni olabilir. Baş dönmesiyle beraber görmede bulanıklık, şiddetli baş ağrısı, konuşma bozukluğu, nefes darlığı, solunum sıkıntısı veya kanama gibi şikayetler de görülüyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Tedavi

  • Yatarken ya da otururken ani kalkışlar yapmayın. Bir yere tutunarak ve olabildiğince yavaş bir şekilde kalkmaya çalışın.
  • Dengeli ve düzenli beslenin. Kan şekerinizin düşmesini önlemek için ara öğünlerde incir, ceviz ve kuru meyveler gibi sağlıklı atıştırmalıklar tüketin.
  • Kan dolaşımını engelleyen dar ve sıkı kıyafetler giymeyin.
  • Yeterli miktarda su (günde 8 ile 10 bardak) tükettiğinizden emin olun.
  • Uzun süre ile ayakta durmaktan kaçının.
  • Otobüs, ofis, alışveriş mağazası gibi kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre bulunmayın ve temiz hava almaya özen gösterin. Evinizi sık sık havalandırın.
  • Dinlenirken ayağınızın altına yastık koyun.
  • Düzenli yapılan egzersizler kan dolaşımınızı düzenler ve vücudunuzun hamilelik sürecine daha kolay adapte olmasına yardımcı olur. Her gün yürüyüş yapmaya çalışın.

3.İdrar Yolu Enfeksiyonu

Hamilelik döneminde fiziksel ve hormonal değişimlerin etkisi ile idrar yolu enfeksiyonu görülme riski artmaktadır. Hamilelikte salgılanan progesteron hormonunun etkisiyle idrar yollarında genişleme ve gevşeme meydana gelir. İdrar yollarındaki bu gevşemeden dolayı idrar akımı yavaşlar ve idrar torbasının yetersiz boşalmasına neden olabilir. Bu durumda, idrarın bir kısmı idrar torbasının içinde kalarak bakterilerin üremesine uygun bir ortam hazırlar. Gebeliğin ilerleyen zamanlarındaysa, rahim büyüyerek idrar yollarına baskı yapmaya başlar. Bu durum, idrar akımının yavaşlamasına ve mesanenin yeterli miktarda boşalmasına engel olabilir. Gebelik döneminde görülen idrar yolu enfeksiyonları basit ve geçici süreli bir mesane enfeksiyonu (sistit) olabileceği gibi, enfeksiyonunun böbreklere ve üst idrar kanalına yayılmasıyla önemli bir böbrek enfeksiyonu (piyelonefrit) gelişimine de neden olabilir.

a.Mesane Enfeksiyonunu (Sistit)

İdrar yaparken yanma ve karın ve kasıklarda ağrı, mesane enfeksiyonunun en yaygın belirtilerindendir. Mesane enfeksiyonunda yüksek ateş sık karşılaşılan bir şikayet değildir, vücut sıcaklığı genellikle normal seyreder. Fakat mesanede çok az idrar olsa bile sık ve kontrol edilemeyen idrara çıkma isteği görülür. İdrar genellikle kötü kokulu veya bulanık olur, ayrıca idrarda kan da görülebilir. Bu şikayetlere sahip olan anne adayları bir sağlık kuruluşunda idrar testi ve kültürü yaptırarak emin olabilirler.

Tedavi

Alt idrar yolu iltihaplanmalarında (sistit)idrar testi sonucunda hekimin hamilelik süreci için uygun olan bir antibiyotik önermesiyle tedavi sağlanır. Sistitin klasik tedavisi yaklaşık olarak 7-10 gün sürer fakat tedavinin 3. gününde şikayetlerde azalma olmadığı durumlarda, doktorunuza tekrar danışmak gerekir.

b.Böbrek Enfeksiyonu (Piyelonefrit)

Üst idrar yolu enfeksiyonu olan piyelonefrit, alt idrar yolu enfeksiyonu olan sistite göre çok daha fazla risk taşır. Piyelonefrit ciddi bir sistemik hastalıktır ve erken doğuma neden olabilir. Alt idrar yolu enfeksiyonlarında görülen idrar yaparken yanma hissi ve sık idrara çıkma gibi şikayetler gözlenmeyebilir. Yüksek ateş en belirgin özelliği olmakla birlikte, titreme, idrarda kan görülmesi, mide bulantısı ve kusma, böbreklerde ağrı böbrek enfeksiyonunda görülen şikayetlerdir. Belirtiler genellikle, aniden ve oldukça şiddetli olarak görülür. Eğer olası bir böbrek enfeksiyonunu işaret eden herhangi bir belirti varsa, hemen tıbbi yardım almak gerekir. Müdahale edilmezse erken doğum, doğum ağrılarında artış, hipertansiyon, anemi ve amniyon iltihabına sebebiyet verebilir. Böbrek enfeksiyonu tedavi edilmezse düşükle sonuçlanabilir.

Tedavi

Böbrek enfeksiyonunun tedavisinde antibiyotik kullanımına ek olarak, genellikle anne adayının hastanede yatarak tedavi olması gerekebilir.

İdrar yolu enfeksiyonundan korunmak için uygulayabileceğiniz birkaç öneri:

  • Alt ve üst idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için, hamilelik süresince vücudun sıvı ihtiyacının yeterince karşılanması hayati bir önem taşır. Bol su tüketimi, idrar yollarının yıkanarak mikroplardan arınmasını sağlayacaktır.
  • Alkol ve şekerli içecekler enfeksiyon riskini artırdığı için uzak durulmalıdır. Yüksek miktarda kafein tüketmemeye özen gösterin.
  • İdrar isteği geldiğinde, ertelemeden idrara çıkmak gerekir. İdrarı tutmak yada ertelemek enfeksiyon görülme riskini ciddi oranda artırır.
  • Tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
  • Pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli ve sık sık değiştirilmelidir. Ayrıca yıkama sonrası çamaşırlarınızı buharlı ütüyle ütülemek, mikroplardan arınmasını sağlayacaktır.
  • Cinsel ilişki öncesinde ve sonrasında tuvalet ihtiyacını gidermek mesanenin temizlenmesine yardımcı olur.
  • Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç kullanmayın. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı, bakterilerin direnç kazanmasına ya da mantarların üremesine yol açabilir.
  • Üretra ve genital bölgeyi tahriş eden ve vücudun PH dengesini bozarak bakterilerin üremesi için uygun ortam hazırlayan kimyasalları ve güçlü anti bakteriyel sabunları kullanmaktan kaçının.

4.Hazımsızlık Ve Şişkinlik

Hamilelik döneminde, hem hormonlar hem de karın içi basınçtaki artışın etkisi ile hazımsızlık ve şişkinlik artar. Hamilelerde salgılanan progesteron hormonu, sindirim sürecinin yavaşlamasına neden olduğu için, şişkinlik ve gaz şikayetlerinde artış gözlenir. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde, bebeğin büyümesiyle mideye yapılan baskı da artar. Böylelikle annenin hissettiği gaz ve şişkinlik hissi çok daha fazla hissedilmeye başlar.

Tedavi

Yalnızca üç büyük öğün yemek yerine, birkaç öğünde sık aralarla ve az miktarda yemeye özen gösterin.

  • Baharatlı, acılı ve yağlı yemeklerden uzak durun. Bu tür yiyeceklerin hazmı zordur ve şişkinlik hissinin artmasına sebep olur.
  • Hızlı yemek yemekten kaçının. Yavaş yemeye özen gösterin ve lokmaları iyice çiğneyin.
  • İşlenmiş et ve gıdalar (terbiyeli, soslu ve kızarmış), yapay tatlandırıcılar ve diyet ürünlerden uzak durun.
  • Hamilelik süresince sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
  • Dar kıyafetler yerine bel veya karın çevresi gevşek, rahat kıyafetleri tercih edin.
  • Bazı vitaminler ve demir ilaçları da hazımsızlığa neden olabilir, bu konuda doktorunuza danışın.
  • Düzenli egzersiz ve yürüyüş de hazmı kolaylaştırarak şişkinlik hissini azaltmaya önemli ölçüde yardımcı olur. Her gün egzersiz yapmaya çalışın.

5.Uykusuzluk

Hamilelikte görülen hormonal ve fiziksel değişimler anne adaylarının uyku kalitesini etkileyebiliyor ve gebeliğin her üç aylık dönemi kendine özgü uyku sorunlarını da beraberinde getiriyor. Ulusal Uyku Vakfı’na (National Sleep Foundation) göre, farklı trimesterde ortaya çıkan en yaygın uyku değişiklikleri şu şekilde sıralanıyor.

  1. Hamileliğin ilk üç ayında (1.trimester) idrara çıkma ihtiyacının artması nedeniyle geceleri sık sık uyanmak, en yaygın uykusuzluk sebepleri arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra, sürekli değişen ruh hali, heyecan ve stres sonucu uyku düzeninde aksamalar meydana gelebiliyor. Gündüz uykularının artması ve öğle arası yapılan şekerlemeler de gece uykuya dalmayı zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor.
  2. Anne adaylarının gebelik sürecine alışmaya başlamasıyla, hamileliğin ikinci üç aylık döneminde (2.trimester) görülen uykusuzluk şikayetleri genellikle 1. trimester’a oranla azalır. Anne adayları daha rahat uyumaya başlarlar fakat; bebeğin büyümesiyle rahat uyku pozisyonu bulmakta zorlanabilirler. Ayrıca, gebelik ile ilgili duygusal stres sonucunda uyku kalitesi düşük kalabilir.
  3. Hamileliğin üçüncü üç aylık dönemde (3.trimester) ise, büyüyen karın nedeniyle hissedilen rahatsızlık, mide yanması, bacak krampları ve sinüs tıkanıklığı, sık idrara çıkma, bebeğin değişen konumunun mesaneye baskı yapmasından kaynaklanan idrara çıkma ihtiyacının sıklaşması gibi şikayetler uykusuzluğa neden olur.

Tedavi

Günlük hayatınızda alabileceğiniz bazı önlemler ile uykuya dalış sürecini kolaylaştırabilir ve uyku kalitenizi artırabilirsiniz.

  • Çay, kahve ve kola gibi kafeinli içeceklerden mümkün olduğunda uzak durun.
  • Yatmadan önce yapılan egzersiz, metabolizmanın hızlanmasına ve uykunun açılmasına neden olur. Bu yüzden hamilelik egzersizlerinizi gün içinde yapmaya özen gösterin.
  • İdrara çıkmak için uykudan uyanmayı mümkün olduğu kadar azaltmak amacıyla, yatmadan 2-3 saat önce sıvı tüketiminizi azaltın.
  • Uyumadan hemen önce yemek yemeyin, hazımsızlığa ve şişkinliğe yol açarak uykunuzu kaçırabilir. Ayrıca uyku saatlerine yakın zamanda tüketilen besinler, yatma pozisyonuna geçtiğinizde mide ekşimesine ve bulantıya neden olabilir.
  • Yatmadan önce ılık süt ya da bitki çayı içmek vücudunuzun gevşemesine ve uykuya dalmanıza yardımcı olacaktır.
  • Ağrılı kramplar uykuya dalmanızı zorlaştırıyorsa kramp giren bölgeye masaj yapın ve kalsiyum tüketimini artırın.
  • Her gün aynı saatte yatağa gitmeye özen gösterin.
  • Uyku ilaçları ve sakinleştirici ilaçlardan uzak durun. Ancak uykusuzluk probleminiz uzun süre devam ederse doktorunuza danışın.

Bu yazımızda hamilelik boyunca bayanların en sık karşılaştığı, en belirgin 5 rahatsızlık üzerine kısa bilgiler paylaştık. Yukarıda yer alan tavsiyelerin yanı sıra, sizlerin de görüşlerini ve deneyimlerini merak ediyoruz. Aşağıda yer alan yorum bölümünden hamilelikte karşılaştığınız sorunları bizlerle paylaşabilirsiniz.

Hamilelikte En Sık Karşılaşılan Şikayetler konusunda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Hamilelikte Sıtma: Nedenleri, Belirtileri, Tanı ve Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

6

Henüz Yorum Yapılmamış

Bir yorum yaz