Doğum Travması: Nedenleri, Etkileri Ve Tedavisi


Bir çocuğu ömür boyu etkileyen doğum yaralanmaları hakkında çevrenizden duyduklarınız sizi de endişelendirmiyor mu? Ya da biri size bebeğin doğru pozisyonda çıkarılmadığında vücudunda meydana gelen morarmalardan ve diğer hasarlardan bahsetti mi? Bu risklerin hiçbirini yaşamamak için siz de bebeğinizin doğru pozisyonda rahminizden çıkarılıp, güvenli ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini istemez miydiniz?

Evet, bu sorulara hepimizin vereceği cevaplar aynı ve bu konuda sizi bilgilendirmek için buradayız. Bu makale; doğum travmasının nasıl meydana gelebileceği, ne gibi etkilerinin olacağı ve travmanın nasıl kontrol altına alınacağı hakkında bilmeniz gereken her şeyi ele alacak. Hazır mısınız? O zaman okumaya devam edelim.

Doğum esnasında, sıkıştırma, çekiş gücü gibi mekanik kuvvetler bebeklerde yaralanmalara neden olabilir ve bu durum doğum travması olarak adlandırılır. Doğum sürecinde, yukarıda belirtilen uygulamalar neticesinde oluşabilen travma, bebeklerde doku ve organ hasarına neden olabilmektedir.

Doğum Travması Nedenleri:

Doğum travması, çürük, çatlak benzeri fiziksel ve hatta kronik bir durum olabilir. Afrika ve Asya gibi gelişmekte olan ülkelerin çoğunda doğum travması vakaları yaşanmaktadır. Hatta, ABD’de bile doğumların %2’sinde travma etkilerinin gözlemlendiği belirtiliyor.

Doğum sırasında yaralanmaların başlıca nedeni, bebeğin ağırlığıdır. Ağırlık veya bebeğin boyu açısından ortalama boyutlarda bir bebek dağa büyük olan bebeklere nazaran travma riskine daha yakındır. Çoğu doktor, doğumu gerçekleştirmek ve bebeği çıkarmak için kullandığı aletlere ciddi bir kuvvet uygulamakta ve zaman zaman bazı doktorların bu kuvvetin şiddetini kontrolsüzce artırması doğum travmasına neden olabilmektedir. Yeni doğan doğum yaralanmalara yol açabilecek diğer yaygın durumlar ise şunlardır:

  • Doğum ağırlığı 4000 gramdan fazla olan bebekler.
  • Bebeğe fazla baskı ve çekiş gücü uygulanması.
  • Distosi – anormal / zor doğum.
  • Gebeliğin 37. Haftasından önce gerçekleşen doğumlular.
  • Annenin pelvisinin normal yollarla veya güvenli bir bebek getirmek için, uygun yapıda olmaması.
  • Bebeğin doğum için ideal pozisyonda (baş aşağı) olmaması.

Doğum Travması Türleri:

İstatistiklere göre, yaralanmaların çoğu; bebeğin kafası çıkarılırken kafa, boyun ya da omuz kısmında meydana geliyor. Ancak diğer vücut parçalarında da doğum travması neticesinde yaralanmalar olabiliyor. En sık görülen travmatik yaralanmalar:

  1. Caput Succedaneum:

Bu travmatik yaralanmada bebeğin kafa derisinde şişme olabilir veya çürükler görülebilir. Bu durum aşağıdaki nedenlerle ortaya çıkar:

  • Doğum sırasında bebek vajinal duvar ve anne rahiminden çıkarılırken kafa derisine uygulanan basınçtan dolayı meydana gelebilir.
  • Annenin uzun ve zor bir doğum geçirmesi, bebeğin kafa derisi üzerinde bazı çürükler neden olabilir.
  • Su torbası patlamaları doğum kanalına geçerken ve bebeğin başı açıktır.
  • Doktorların vakum ekstraksiyon cihazları kullanması sebebiyle de olabilir.
  1. Cephalohematoma:

Periost (kafatası dış zarının) altında kan oturması durumudur. Doğumdan saatler sonra bebeğin kafa tasının üzerinde farkedilebilmektedir.

Çoğu durumda, birkaç hafta veya ay sonra kendiliğinden kaybolmaktadır. Kafatasında biriken kan tekrar vücut tarafından emilir. Ancak bazı durumlarda eğer kan topaklaır çok büyükse ve normal sürede dağılmıyorsa sarılığa neden olabilir.

  1. Morarma ve Kırık Kemikler:

Morarma vücudun yüz, boyun, kafa ve/veya diğer kısımlarında aşağıdaki nedenlerin birinden dolayı oluşabilir:

  • Doğum kanalından geçerken yaşanan fiziksel gerginlik bu durumlara sebep olabilir.
  • Pelvik bölgedeki doku ve kemik ile temas kurulması neticesinde oluşabilir.
  • Doğum araçların kullanımı bir iz bırakabilir ve aynı zamanda bir kemik kırığına neden olabilir.
  • Vakum ekstraksiyon kullanımı saçlı deride çürüklere neden olabilir.

Morarma; bir bebeğin doğum kanalından geçişi esnasında meydana gelebilen fiziksel stres nedeniyle yüz, baş ve diğer vücut parçaları üzerinde oluşabilir. Bununla birlikte pelvis içerisindeki kemik ve dokularla temasa bağlı olarak da gelişebilir. Doğum sırasında doğum forsepsi gibi aletlerin kullanımı da (özellikle doktorların çok fazla kuvvet uygulamasıyla), doğan bebeğin başı ya da yüzünde yara izi bırakabilir. Buna ek olarak, vakum ekstraksiyon bir bebeğin saç derisinde yara veya çürüklere neden olabilir.

  1. Subkonjonktival Kanama:

Yeni doğan bir bebeğin gözündeki irisi (göze rengini veren tabaka) çevreleyen kırmızı bir bant görmüş olabilirsiniz. Bu durum Subkonjonktival kanama olarak adlandırılır. Bebeğin gözünde küçük kan damarlarından bazıları hasar gördüğünde, iris etrafında kırmızı bantlar oluşturur. Göze kalıcı bir zarar vermez ve birkaç hafta veya ay içinde vücudun kanı emdiğini görebilirsiniz.

  1. Bell Felci:

Bebek yüz sinirlerinin doğum sırasında zarar görmesi durumudur. Aşağıdaki nedenlerden dolayı olabilir:

  • Doğum kanalından geçtikten sonra bebeğin yüzünde basınç uygulanması
  • Doğum araçların kullanımı

Belirtileri:

  • Bebekler ağladığında, hasar gören sinirlerden dolayı yüz kaslarını (alt ve üst olarak tek taraflı) hareket ettirmeleri mümkün olmaz.
  • Gömülü tarafında bile göz açık kalır.

Tedavisi:

  • Eğer sadece bir çürük varsa, kendiliğinden iyileşmesi mümkündür.
  • Sinir yırtılması varsa cerrahi müdahale gerekir.
  1. Brakiyal Pleksus Yaralanması:

Brakiyal pleksus bebeğin kolları ve elleri için omuriliğe bağlanan sinirlerin iletişimini sağlar. Burada meydana gelen hasarlara Brakiyal Pleksus Yaralanması denir. Bu aşağıdaki nedenlerden dolayı olabilir:

Komplike Doğum: Örneğin, doğumda bebeğin omuz kısmı doğum kanalında takılıyor ve doktor onu çıkarmak için ekstra kuvvet uygulamak durumunda kalıyor.

Belirtileri:

  • Bebek kolunu taşıyamaz veya döndüremez.

Tedavisi:

  • Eğer bir yara varsa, birkaç hafta veya ay içinde kendiliğinden iyileşebilir.
  • Eğer büyük sinir hasarı meydana gelmişse, kalıcı kullanım kaybına neden olabilir.
  1. Oksijen Yoksunluğu:

Bu durum bebeğin doğum sırasında yeterli oksijen alamamasıyla meydana gelebiliyor. Doğum öncesi ve (bazı durumlarda) doğumdan sonra yaşanabilmektedir. Aşağıdaki nedenlerden dolayı gelişebilir:

  • Plasentanın bebekten ayrılması.
  • Göbek kordonu bebeğin boynuna takılmış olabilir.
  • Doğumdan sonra bebek nefes almaya başlamazsa, bağımsız olarak da bir bebek oksijen yoksunluğu yaşayabilir.

Yan Etkileri:

  • Vücudun çalışması için gerekli olan sinir sistemi üzerinde kalıcı hasara neden olabilir.
  • Çocuğun hareketlerini ve akslarını kontrol etmesinin mümkün olmadığı serebral palsi (beyin felci) durumuna neden olabilir.
  • Ayrıca işitme sorunları ve kısmi veya tam körlüğe neden olabilir.
  • Eğer bebek doğumdan sonra üç dakika nefes almazsa, beyin hücreleri ölüp nöbet veya komaya neden olabilir.
  1. Kırıklar:

Doğum travması ile bağlantılı olarak bebeğin vücudunda kırıklar meydana gelebilir. Bu durum daha çok aşağıdaki nedenlerle ortaya çıkar:

  • Bebeği konumlandırma (baş veya arkası yukarı gelecek şekilde)

Belirtileri:

  • Bebeğin hasar gören bölgesini hareket ettirmesi mümkün olmayabilir.

Tedavisi:

  • Kırık iyileşene kadar hasarlı bölgeyi sabit tutmak için yumuşak bandaj uygulanabilir.

Ancak, adından da anlaşılacağı gibi, doğum travması, çoğunlukla tüm yaralar iyileşse bile korkunç bir deneyim olacaktır. İyileşme süreci durumun ciddiyetine bağlıdır. Sağlık risklerini öngörmek ve bebeklerde doğum travmasını önlemek için proaktif önlemler alınması gerekmektedir.

Bizimle doğum travmaları hakkında paylaşmak istediğiniz tecrübe ya da tavsiyeleriniz varsa aşağıdaki yorum bölümüne yazmanız yeterlidir.

loading...
loading...
7

Henüz Yorum Yapılmamış

Bir yorum yaz